Do you need help? Please contact our support team from 9 to 17 CET via support.pressclub@bmwgroup.com.

PressClub Türkiye · Article.

BMW AG 85. Olağan Genel Kurulu

Dr. Helmut Panke, BMW AG Yönetim Kurulu Başkanı'nın BMW AG 85. Olağan Genel Kurulunda yaptığı konuşma Münih, 12 Mayıs 2005

BMW Group Yönetim Kurulu Üyeleri

Press Contact.

Irmgard Arsenschek
BMW Group

Tel: +49-89-382-26682

send an e-mail

BMW Group Kurumsal İletişim Medya Bildirisi 12 Mayıs 2005 Şirket
Bayerische Motoren Werke Aktiengesellschaft Posta Adresi BMW AG 80788
München Telefon + 49 89 382-24118 Internet www.bmwgroup.com
Konuşma: Dr. Helmut Panke, BMW AG Yönetim Kurulu Başkanı'nın BMW
AG 85. Olağan Genel Kurulunda yaptığı konuşma Münih, 12 Mayıs 2005
Sayın Hissedarlar ve Temsilcileri, Sayın Ortaklar, Sayın Konuklar,
Bayanlar, Baylar, Yönetim Kurulu adına BMW AG'nin 85. Olağan Genel
Kuruluna hoş geldiniz demek istiyorum! Ayrıca Internet üzerinden
bizleri izlemekte olan tüm seyircileri de saygıyla selamlarım.
Bugün, özellikle üç ana mesaj üzerine
yoğunlaşmak istiyorum: 1. 2004 yılında, BMW Group perakende satış,
gelir ve kar açılarından yeni rekorlara imza atmıştır. 2. BMW
Group'un bu başarısı, kurumsal süreçlerin sürekli
olarak geliştirilmesine olduğu kadar birçok alanda yarattığımız
avantajlara da bağlıdır. 3. Daha da güçlenmiş bir BMW Group
olarak, diğer birçok şirketin çok önüne
geçmiş durumdayız. Öncelikle ilk noktaya odaklanalım:
Geçen yıl otomobil satışlarında yeniden yüksek perakende
satış rakamlarına ulaştık: • BMW Group'un perakende satışları
2004 yılında %9,4 oranında artarak 1,2 milyon BMW, MINI ve Rolls-Royce
marka otomobil satışına ulaştı. • İlk kez bir yıl içinde
müşterilere ulaşan BMW marka otomobillerin sayısı 1.024 milyon
adet ile bir milyon sınırını aştı. Bu da bir önceki yıla oranla
%10,3'lük bir artış demek. Bu sayede, son 10 yılda BMW marka
otomobil satışlarını iki, hatta daha fazla, arttırmış olduk. •
MINI markasının satışları 2004 yılında % 4,5 oranında artarak 184.000
adeti aştı; MINI'nin pazardaki dördüncü yılında yeni bir
rekora imza atılmış oldu. MINI'nin 2001 yılından bu yana performansı
bizim beklentilerimizi bile aşarak sadece MINI markasını yeniden
konumlandırarak ne kadar doğru bir karar vermiş olduğumuzu ispat
etmekle kalmadı, aynı zamanda bu sınıfa birinci sınıf bir ürün
de sunulmuş oldu. • Lüks sınıftaki
üçüncü markamız Rolls-Royce, 2004 yılında
dünya çapında satılan 792 adet Rolls-Royce Phantom ile
süper lüks araç sınıfının liderliğine oturdu. Bu
başarıya erişilirken Rolls-Royce markası da son 14 yılın en yüksek
satış rakamını yakalamış oldu. Bu başarı, markanın kendisinden beklenen
potansiyele tümüyle sahip olduğunun da bir göstergesidir.
Finansal Servisler sınıfı da söz konusu yıl içinde
genişlemeye devam etti: Bilanço üzerinde görünen
iş hacmi bir önceki yıla oranla % 13,6 oranında artarak 32,5
milyar avroya ulaştı. Müşteriler ile imzalanan yeni finansal
sözleşmelerin toplam tutarı da % 19'luk belirgin bir artışla 20,7
milyar avronun üzerine çıktı. 92.200 adet ile 2004 yılında
motosiklet satışları, bir önceki yılın rekor seviyesinin sadece
çok az bir miktar altında kaldı. İstenmeyen döviz kuru
etkileri haricinde, Grup karları 2004 mali yılında 44,3 milyar avroya
ulaşırken, bir önceki yılın rakamları %6,8 oranında aşılarak yeni
bir rekor kırılmış oldu. Otomobil satışlarındaki güçlü
büyümenin sonucu olarak BMW Group, halihazırda mevcut olan
yüksek kazanç gücünü daha da arttırmış oldu.
Olağan etkinliklerden kaynaklanan karlar belirgin biçimde arttı;
bir önceki yıla oranla görülen % 10,9'luk bu artış 3,5
milyar avroyu aşan bir kar oranı anlamına gelmektedir. 2004 yılı
rakamları, BMW Group'un verimliliğini
sürdürdüğünün ve karlı büyümesine
başarı ile devam etmekte olduğunun bir kanıtıdır. Geçen yıl hem
kazanç gücümüzü hem de rekabetçi
konumumuzu güçlendirdik. Satış, kazanç ve kar
rakamlarında elde edilen bu yeni rekorlar, ürünlerimizin ve
pazar girişimlerimizin planladığımız ve amaçladığımız
sonuçlara ulaştığını gösteriyor: • En az on adet model
serisini barındıran BMW Group ürün portföyü
bugün hiç olmadığı kadar geniş. • 34 bağlı şirketi ile
BMW Group, geçmişte hiç olmadığı kadar yaygın bir
uluslararası genişleme içerisinde. • Özellikle Grup
performans verilerine bakıldığında, sadece nicelik olarak değil,
nitelik olarak da gelişmiş olduğumuz gözler önüne
seriliyor. 2004 yılı tüm beklentilerimizi karşıladı diyebiliriz -
şimdi bunları sizlere duyurma zamanı. Değerli ortaklarımız, Bayanlar,
Baylar, sizden isteğimiz, 2004 yılında bu muhteşem ticari
sonuçlara katılmanız. Yönetim Kurulu ile Denetim Kurulunun
bu Genel Kurulu düzenleme ve her bir hisse için ödenen
kar payını 4 sent (avro) arttırma nedeni de budur. Ayrıca, BMW AG
Yönetim Kurulu ile Denetleme Kurulu, Genel Kuruldan Şirket
hisselerinin hisselere bölünmüş sermayenin %10'una kadar
çıkabilecek oranlarla geri alımına - piyasadan çekmek
üzere - dair yetki talep edecek. Bu konuya daha sonra geri
döneceğim. 31 Aralık 2004'te BMW Group, dünya çapında
106.000 çalışanı ile bir önceki yılın aynı dönemine
oranla %1,6 daha büyük bir iş gücüne sahipti.
Transferler ve tasarruf tedbirleri ile Grup varlıkları üzerinden
BMW Group, dörtte üçü Almanya'da olmak üzere
1.722 yeni iş olanağı yarattı. İşe yeni başlayan çalışan sayısı
geçen yıla oranla %3,7 artarak 4.464 oldu. Geçtiğimiz
yıllardaki gelişmelere bakarak; 2000 yılı sonundan 2004 yılı sonuna
kadar geçen sürede BMW Group tarafından 11.000'i Almanya'da
olmak üzere 12.000'den fazla yeni iş olanağı yaratıldığını
görürüz. Bayanlar, Baylar, Bu başarıya ulaşmak kolay
olmadı. Aksine, BMW Group bünyesindeki tüm
çalışanlarımız bu olağanüstü başarılara ulaşmak
için var güçleriyle çalıştı.
Çalışanlarımızdan taleplerimiz hiç olmadığı kadar
yüksekti. Ancak görevlerin ve zorlukların bu denli
büyük bir tutku ile üstesinden gelerek böylesi bir
başarı yakalayabilen başka bir şirket olmadığını
düşünüyorum. Yönetim Kurulunun tüm
üyeleri adına, dünya çapındaki tüm
çalışanlarımıza bu olağanüstü performansları
için en içten teşekkürlerimi iletmeyi bir borç
bilirim. Küresel bayi organizasyon ağımız dahilindeki tüm
bayi ve ithalatçılarımız ile tedarikçilerimize de aynı
teşekkürleri borçluyuz. Üstün bir bağlılık ve
çaba göstererek geçtiğimiz yıl BMW Group'un
hedeflerine ulaşmasında büyük katkıda bulundular. Denetim
Kurulu üyelerine de - hem çalışanlarımızın temsilcilerine,
hem de iş gücümüzün temsilcilerine - huzurlarınızda
teşekkürlerimi iletmek isterim. Denetim Kurulu ile Yönetim
Kurulu arasındaki harika ve yapıcı dayanışma, şirketimizin temel
taşlarından birisini oluşturmakta ve başarımızın sürekliliğinde en
önemli rolü oynamakta. Bayanlar, Baylar,
Geçtiğimiz hafta ve aylar boyunca, pek çok kez BMW
Group'un gelişiminin nasıl olup da diğer şirketlerden bu kadar pozitif
bir yönde farklılaşabildiği sorusuyla karşı karşıya geldik. Bu
sorunun yanıtını, pek çok şeyi diğer şirketlerden farklı
biçimde görüp uygulamamız olarak vermek isterim.
Ancak, bu kolaylıkla taklit edilebilecek tek bir formül değil.
Aslında bu denli farklı olabilmenin temelinde BMW Group'un benzersiz
kurumsal kültürü yatıyor. Bu bağlamda, tek başlarına
yeterli olamasalar da erişilen başarıda büyük rol oynayan iki
faktöre değinmeme lütfen izin verin: • Birincisi
çalışanlarımızın bağlılığı. • İkincisi, kurumsal
süreçlerimizdeki sürekli devam eden gelişim.
Çalışan ve ortaklarımızın gösterdiği bağlılık - hatta
aslında tutku - şirketimiz için gereken en hayati öğe. Bu
bağlılığın BMW Group'un mevcut başarısına büyük bir katkı
yaptığını belirtmiştim. BMW Group içerisinde bizler, başka
hiçbir şirkette mevcut olmayan, benzersiz bir kültüre
sahibiz. Bu kültürün karakteristik özellikleri
arasında şunlar sayılabilir: • Çalışanların şirket ile
kendilerini son derece özdeşleştirmiş olması, • en iyi olma
yolundaki mutlak irade, • aynı zamanda sürekli olarak en iyi
çözümleri üretmek ve kararlılık ile irade
göstererek zorlu görevler alma anlamına gelen yüksek
performans. İşte BMW Group'un özel kurumsal
kültürünü oluşturan unsurlar bunlar.
Çalışanlarımız, bu şirket için çalışmaktan gurur
duyuyor. Daima ellerinden gelenin en iyisini ortaya koyuyor olmalarının
nedeni de bu başarılı takımın bir parçası olmaktan
ötürü duydukları mutluluk. Şirketin tüm
başarılarını, kendi başarılarının birer parçası olarak
görüyorlar. Ekstra güç sağlayan ve diğer
şirketlerde bulunmayan nihai dokunuşu da ilave kaynaklarını harekete
geçirerek yaratmalarının altında da bu yatıyor. Bu da bize,
rekabet ortamında mutlak bir avantaj yaratarak geleceğe güvenle
bakabilmemizi sağlıyor. Kurumsal kültürümüzün
kuralları son derece açıktır: • Sorumluluk esastır - diğer
bir deyişle her ortak kendi çalışma alanının sorumluluğunu
yüklenir. • Oryantasyon sağlarız. • İşbirliğini
destekleriz. • Ve güven ile iyi niyete dayalı bir
kültür içinde çalışırız. Burada önemli
olan, bu kuralların sadece kağıt üzerinde kalmamasıdır. Tabi ki
bir de üst kademeler tarafından "dikte ettirilmemesi".
Aksine, bu kurallar uzun yıllardır süregelen işbirliği
içinde kendiliklerinden oluşmuş, şirket bünyesindeki
tüm ortaklar tarafından içselleştirilmiştir. Tüm
ortaklarımız, Şirketin başarısına katkıda bulunan bu kararlı takımın bir
parçası olarak kendilerinin de büyük fayda
sağlayacağını bilir. Bunun nedeni, BMW Group'un açık
biçimde uyguladığı performans ve karşı performans stratejisidir:
Performansları karşılığında ortaklarımız, Şirketin çekici
ödenekler, maaş artışları, kurumsal yaşlılık ödenekleri ya da
diğer pek çok ödül ve avantajlar biçiminde
sunduğu performanslardan faydalanırlar. Bu sayede, şirketin başarısı
her bir ortağımıza doğrudan yansıtılmış olur. Başarılara da doğrudan ve
zaman kaybetmeksizin ortak olmuş olurlar. Bu da oldukça motive
edicidir. Kendilerine hisse payı verilmiş çalışanlarımızın,
kendi sanayi dalımızda faaliyet gösteren şirket sıralamalarında en
üst sıralara yerleşmelerinin nedenlerinden birisi de budur: Sizler
de bu yıl için dağıtılacak kar payı artışlarına onay verdiğiniz
takdirde Bayanlar ve Baylar, 2004 yılı için toplu ücret ve
maaş sözleşmeleri yoluyla ortaklarımıza ödenen kar payları
brüt aylık maaşlarının yüzde 155,9'u oranında olacaktır. Bu
başarı primini ödemekteki en büyük amacımız geçen
yıl gösterdikleri üstün performans için
ortaklarımıza teşekkür etmek. Aynı zamanda Şirketin bu yılki
başarısına da katkıda bulunmaları için gereken inisiyatifi de
kendilerine tanımış oluyoruz. Bayanlar, Baylar, Motivasyon konusunda
- çalışan ve ortaklarımızı motive etmek konusunda -
söyleyeceklerin şimdilik bu kadar. Süregelen başarımız
bağlamında değinmek istediğim ikinci nokta, bu başarının kurumsal
süreçlerin de sürekli geliştirilmesini kapsadığıdır.
Bu bağlamda üç örneğe değinmek istiyorum; bu
örneklerin her biri Şirket içinde
yürüttüğümüz sayısız süreci
gösteriyor. İlk örneğim, üretim esnekliğimiz konusunda:
Diğer otomobil üreticileri ile kıyas kabul etmeyecek
biçimde, BMW Group talepteki dalgalanmalara esnek biçimde
cevap verebilme, üretimini hızla değiştirebilme ve şartlara uyum
sağlayabilme konularında oldukça önde. Örneğin
Dingolfing üretim tesislerimizde BMW 5 Serisi, BMW 6 Serisi ile BMW
7 Serisi aynı anda, aynı üretim hattında üretilmekte. Bir
süre önce BMW 3 Serisi taleplerinde yaşanan artışa bağlı
olarak 3 Serisi araçları da Dingolfing üretim tesislerinde
ürettik. Tüm bunları yapabilmemizi esnek üretim
yapılarımıza borçluyuz. Bizimle aynı sanayi kolunda faaliyet
gösteren diğer pek çok şirket, aşırı kapasite
yüklenmesinden şikayet ederken biz, üretim kapasitemizi
yüzde 95'in üzerinde bir oranda kullanıyoruz. Bu sanayimiz
için gerçek bir rekor. Esnek üretimin birinci
ön koşullarından birisi esnek çalışma saatleri. Bu da
ikinci örneğimin ana temasını oluşturuyor: 1985 yılına kadar
otomotiv sanayi bir bütün olarak değerlendirildiğinden ve de
esnek çalışma saatleri kavramı henüz çok yeni ve
gelişmemiş olduğundan BMW fabrikaları da haftada 80 saatlik sabit
saatlerle çalışıyordu. 1986 yılında Regensburg Fabrikamızdan
başlayarak, fabrika çalışma saatlerini haftada 99 saate
çıkararak çalışma saati hesaplarının kullanılmaya
başlanmasıyla esnekliğimizi de arttırmaya başladık. Leipzig'deki yeni
fabrikamızda bir adım daha da ileri giderek; haftada 60 - 140 saat
arasında değişen tamamıyla esnek çalışma saatleri sistemini
yerleştirdik. Bu sayede, haftalık bireysel çalışma saatlerini
toplu ücret ve maaş sözleşmeleri ile anlaşmaya bağlarken
üretimdeki esnekliğimizi de arttırmış olduk. Bu nedenle fabrikanın
çalışma saatlerini, ortaklarımızın kişisel çalışma
saatlerinden ayırdık. Süreçlerimize örnek olarak
göstereceğim üçüncü nokta ise, Müşteri
Odaklı Satış ve Üretim Sistemi ya da Almanca kısa adı ile:
KOVP'dir. Geçen yılki Yıllık Genel Kurulda, KOPV sürecinin,
müşterilerimize son derece kişiselleştirilmiş ve kişisel taleplere
her açıdan tam olarak cevap verebilen ürünler
sunabilmemizdeki önemini vurgulamıştık. Müşterimize
"rüyalarındaki" otomobili "rüyalarındaki"
tarihte sunmak bize rekabet ortamında mutlak bir
üstünlük sağlarken müşteri bağlılığı yaratmamıza da
yardımcı olur. KOVP sayesinde müşterilerimizin kendi tercihlerine
uygun olarak üretilmiş bir otomobile sahip olma yönünde
giderek artan taleplerine daha verimli ve uygun biçimde cevap
verebiliyoruz. Talepleri karşılarken müşterilerimize orijinal bir
katma değer de yaratıyor ve markanın birinci sınıf iddiasını da
yaşatıyoruz. Aynı zamanda KOVP sayesinde müşterilerimizin
bayilerden montaj aşamasının hemen öncesine kadar talep ettiği
modifikasyonların büyük bölümü yüksek
kalitede opsiyonlar ve özel donanımlar olup araçların
fiyatını da buna uygun olarak arttırdığından, KOPV uygulaması Şirket
açısından da son derece mantıklı. Deneyimlerimiz,
müşterilerimizin teknik özellikleri değiştirmek üzere bu
opsiyonu ortalama ayda 140.000'den fala kez kullandığını
gösteriyor. Bayanlar, Baylar, Bunlar, rakiplerimizden nasıl
farklılaştığımızı gösteren çok sayıda örnekten sadece
birkaçı. Bu örnekler aynı zamanda kalıcı ve
sürdürülür başarının tek ve mutlak bir kriteri
olmadığını da göstermektedir. Aksine, münferit çok
sayıdaki sürecin ve ortaklarımızın yüksek motivasyonları
birleşmesi sayesinde başarılara imza atmak mümkün olmuştur.
Süreçlerimizin optimizasyonunu sürekli devam eden bir
görev addederiz. Yeni fikirler ve teknolojik yenilikler zaman
içinde yeni fırsatlara dönüşür ve oldukça
iyi bir süreci daha da mükemmel hale getirebilir.
Sonuç olarak, süreçlerimiz üzerinde sabit ve
sürekli olarak çalışmaya devam ederiz. Tüm bunlar BMW
Group'u 2004 yılında diğer tüm şirketlerden daha başarılı
kılmıştır. 2005 yılında da süreç geliştirme etkinliklerimiz
devam ettiğinden, 2005 ticari yılında da rekabet alanımızdaki lider
konumumuzu devam ettireceğiz. Bu yılın Nisan ayı itibariyle BMW
Group'un otomobil sınıfındaki satış rakamları, geçen yılın aynı
dönemine oranla % 8,6 oranında artış gösterdi. • BMW
markası kendi başına satış rakamlarını %8,2 oranında arttırdı. •
MINI geçen yıla oranla %11,1'lik artış gösterdi. •
Nisan ayı itibariyle sadece Rolls-Royce markasında geçen yılın
aynı dönemine oranla %11,7'lik bir düşüş gözlendi.
2004 ticari yılında elde ettiğimiz başarıya ve 2005 yılına yaptığımız
harika başlangıca dayanarak BMW Group olarak 2005 yılında yen bir satış
rekorunu kırmayı hedefliyoruz. Yıl başından bu yana elde edilen
raporlara göre, satış rakamlarımızdaki artışın yüzde
cinsinden oranının olarak tek haneli rakamların en yüksek
seviyelerinde olacağını tahmin ediyoruz. Son rakamlar bu beklentimizi
güçlendiriyor. 2005 mali yılına bütünsel olarak
baktığımızda ise bir önceki yıla oranla daha yüksek
kazanç seviyelerine ulaşmayı hedefliyoruz. Yine de, bu yıl
piyasalardaki yüksek rekabet oranlarından, ABD dolarının
paritesinden ve ana hammadde piyasalarındaki ortalamanın çok
üzerine çıkan fiyatlardan kaynaklanan ağır harici
yüklere maruz kalacağımızı da bu bağlamda eklemeden
geçemeyeceğim. Bu da 2005 yılı hedefimizi hepimiz için
zorlu bir hale getirmektedir. Ürün sürümlerimiz
bu yıl özellikle yeni BMW 3 Serisi Sedan ve güncellenmiş BMW
7 Serisi üzerine odaklanıyor. Yeni BMW 3 Serisi'nin Almanya'da
pazara sürümüne 5 Mart itibariyle başlandı, sırasıyla
diğer pazarlara da yayılmasını planlıyoruz. BMW 7 Serisi'nin
güncellenmiş modeli ise 9 Nisan itibariyle boy göstermeye
başladı. BMW Motorrad, 2005 motosiklet sezonunun başlamasıyla en az
üç yeni model pazara sürerek iyi bir başlangıç
yapıyor. Önümüzdeki aylarda pazara sunumlarının
gerçekleştirilmesi planlanan diğer yeni modeller ise şöyle:
• Eylül ayında BMW 1 Serisi, bu sınıftaki en
güçlü araç olan 130i modeli ile genişletilecek.
• Eylül ayı ortalarında yeni BMW 3 Serisi Touring modelinin
pazara sunulmaya başlanacak. • Bu yılın sonuna kadar da
Rolls-Royce, uzun aks mesafesine sahip ikinci versiyonun üretimine
başlanacak. Tüm bu yeni ürünler BMW Group'un bu yıl bir
kez daha başarıyı yakalamasına yardımcı olacak. Bayanlar, Baylar,
2004 yılı ve 2005 yılı perspektifimiz, BMW Group'un birinci sınıf marka
stratejisi, süregelen ürün ve pazar girişimlerimiz ile
doğru yolda olduğunu onaylıyor. Bugün Şirketin izlediği yol, bir
kaç yıl önceki konumumuzdan oldukça farklı yeni bir
seviye: • Şirketin sadece üç model serisine sahip BMW
markasından oluştuğu günler çok geride değil. Bugün
müşterilerimize üç farklı marka ve toplam on model
serisi sunuyoruz. • On yılı biraz aşkın süre önce
ABD'nin Spartanburg kentinde yeni fabrikamızı inşa etmeye
çalışıyorduk. Bugün 34 ülkede Ulusal Satış Şirketleri
ve 12 ülkede üretim tesisleri olan bir Şirketler Grubuyuz.
Hepsinden öte, Kuzey Amerika ve Asya'da kaydettiğimiz ilerlemeler
inanılmaz oranlarda. Bu bağlamda en önemli nokta sadece daha da
büyümekle yetinmiyor olmamız - özellikle ve en
önemlisi - daha da güçleniyoruz. Kalitemizi arttırdık.
Bunu, bugün olanaklı kıldığımız başarılarımızdan görmek
hiç de zor değil: • BMW Group'un ürün ve pazar
girişimlerini devam ettiriyoruz. • Aynı zamanda üretim ağımızı
genişletiyoruz. • Tüm bunlara paralele olarak finansal
gücümüzü de kullanarak siz ortaklarımıza BMW
Group'un elde ettiği başarılardan daha büyük kar payları
dağıtmak üzere kullanıyoruz. Bu konunun detaylarına değinmeme
lütfen izin verin: Öncelikle, ürün
girişimlerimizden biraz bahsetmek istiyorum: Mart ayı başlarında
Cenevre'de açıkladığımız üzere BMW markası dahilinde iki
yeni ve bağımsız model serisini pazara sunacağız. Ürün
girişimimizin bir parçası olan bu iki model de;
günümüzde bu halleri ile mevcut dahi olmayan sınıflara
girişimizin ve genişlememizin birer göstergesi. Bu iki model ile,
BMW markasına yeni müşteriler kazandırmış olacağız -
müşteriler arasındaki, kendilerini diğerlerinden farklı kılacak
yeni araçlara karşı giderek artan talebi düşünün.
Yeni BMW modellerimiz ile tam da bu talebe cevap vereceğiz. Yeni
modeller, bu gün mevcut olan tüm modellerden farklı - aynı
zamanda rakiplerimizin sunduğu modellerden de farklı. Bu iki yeni model
serisinin en önemli özelliği geniş alan konseptine sahip
olmaları ile bir taraftan fonksiyonellik ile değişkenlik
özelliklerini kendilerinde barındırıp; diğer taraftan sportif
performansa ve dinamizme sahip olmaları. Bu nedenle tipik bir BMW
özelliği olan "genişlik ve fonksiyonellik" konseptini
yeniden yorumluyoruz. Sürücü ve yolcular dinamik
performans, BMW markasıyla özdeşleşmiş seçkin ve sportif
bir görünüş ile birleşen özel, kişisel bir ferahlık
hissi yaşayacak. Bu araç "genişlik-fonksiyonellik
konsepti" başlığı altında geliştirildi. Bu yeni model Almanya'da
üretildi; parçaları, bileşenleri ve mimari özellikleri
bakımından da bu ülkede üretilen BMW modelleri ile ortak
özelliklere sahip olmasının nedeni de bu. Söz konusu
otomobilin Avrupa'da en çok talep gören araç
olmasına dair beklentimiz de bir diğer faktör. Şu an pazarda
kıyaslanabileceği başka bir araç bulunmadığından, bu ikinci yeni
model serisi ile BMW yeni bir sınıf yarayacak. Bu araç, bir spor
otomobilin, bir Coupe otomobilin ve de bir sportif etkinlik aracının
birleşimi niteliğinde. Diğer bir deyişle, daha önce hiç
görülmemiş biçimde farklı karakteristik
özelikleri kendinde topluyor: Yüksek oturma konumu,
yüksek alt açıklık, dört tekerlekten çekiş
özelliğine eklenen seçkin Coupe
görünüşü. Genişlikten asla taviz vermeyen bu
araçta dört koltuk ile bir bagaj bölmesi bulunuyor.
Tüm bu özellikler,tipik BMW özellikleri ile - sportif
sürüş özellikleri ile - tamamlanıyor. ABD'yi bu
araç için en önemli pazar olarak
gördüğümüzden, ABD'nin Spartanburg kentindeki
tesislerimizde üretilecek. Bu iki yeni model 2008 yılı başında
pazara giriş yapacak. Bu noktada pazar girişimlerimize değinmekte fayda
var: Satış organizasyonuna yaptığımız yatırımlarımızın en yeni
örneklerinden birisi Ocak 2005 tarihinde Portekiz'de
açtığımız Satış Şirketi. Bu şirket sayesinde, Batı Avrupa'daki
tüm AB üyesi ülkelerdeki bayi organizasyonlarımız ile
doğrudan iletişim halinde olabiliyoruz. Önümüzdeki yıl
Macaristan'da faaliyete geçecek yeni Satış Şirketimiz ile BMW
Group artık dünyada çapında 34 satış şirketi ve 22
üretim tesisi ile temsil ediliyor olacak. Hindistan uzun vadede
önemli büyüme potansiyeline sahip bir pazar. Bu sebeple,
Hindistan pazarına girmek için halihazırda belirli planlarımız
hazır durumda. Ancak bu planlarımız henüz
bütünüyle hayata geçmiş değil - şu an mevcut
seçenekleri değerlendirme ve önem sıralarını belirleme
üzerine çalışmalarımız sürüyor. Fakat
Hindistan'ın uzun vadede önem kazanacağı bir gerçek. Aynı
zamanda gelecek vaat eden bir pazar- ve biz de o geleceğin bir
parçası olacağız. Bayanlar, Baylar, üretim ağımızın
genişleme süreci devam ediyor. Son derece esnek üretim ağımız
sayesinde, geçtiğimiz yıllarda satışlarımızı büyük
oranda arttırdık. Aynı zamanda, Leipzig'de yeni tesisimizi kurmaya
karar verdiğimiz 2001 bu yana yılından dünya çapındaki
fabrikalarımızın gelişim için harcan 6,7 milyar avroluk sermaye
harcamalarımız ile geçtiğimiz bir kaç yılda tutarlı
biçimde mevcut tesislerimize yatırımlar yaptık. Sadece
Almanya'daki mevcut fabrikalarımızın genişletilmesi için bu
tarihten beri 4,0 milyar avroluk harcama yapmış durumdayız. Bu nokta
benim için çok önemli: Yarın odak noktamızın yaklaşık
1,3 milyar avroluk sermaye harcamasıyla Leipzig'de kurulan yeni
fabrikamız olacağı son derce açık olsa da; Almanya'daki diğer
tesislerimize de bu tutarın üç katından fazla yatırım
yaptığımız gerçeği göz ardı edilmemelidir. Diğer bir
deyişle, Leipzig fabrikası için yapılan harcamaya eşdeğerde bir
yatırımı da Almanya'daki diğer üç fabrikamıza - Münih,
Dingolfing, ve Regensburg - eşit oranda aktardık. Aynı zamanda 1,4
milyar avroluk ilave bir yatırımı da yurt dışındaki üretim
tesislerimize yaptık. Bu sayede, tüm tesislerimizi her
açıdan tutarlı biçimde güncellemiş ve son teknoloji
ile donatmış oluyoruz. Fabrikalarımızın tam kapasite ile
çalışmalarını planlamak ve uzun vadede gerçekten gerekli
olduğunu öngörmedikçe kapasite artışına gitmemek daima
temel politikamız olmuştur. Bu sayede hem genişlememizin sınırlarını
çizmiş oluyor hem de kaynak israfı anlamına gelen aşırı kapasite
yığılmasını da önlemiş oluyoruz. Ürün ve pazar
girişimlerimizin başarı ile uygulanmasını ve ileriye yönelik bu
konulardaki planlarımızı güvenceye almak üzere, 2000 yılında
kendi gövde, boya ve montaj tesislerine sahip yeni, komple bir
otomobil üretim tesisi kurmaya karar verdik. Haziran 2001'de yeni
yer için tercihimizi Leipzig'den yana kullandık. Bayanlar,
Baylar, Sürekli olarak maruz kaldığımız tartışmalar
düşünüldüğünde, bir sanayi bölgesi olan
Almanya lehine olan bu karar ilk bakışta açıkça
anlaşılmayabilir. İnanın ki; bu kararı almamız kolay olmadı. Tam
tersine: Çok sayıda yerin kapsamlı ve tutarlı analizlerini
yaptıktan, toplamda 250 teklifi çeşitli kriterlere göre
değerlendirdikten sonra bu karara vardık. Bu yaklaşımı benimserken kendi
içlerinde değerlendirildiğinde yabancı ülkede bir yer
seçimini işaret edebilecek çeşitli bakış açılarını
değerlendirdi. Ancak tüm faktörler ele alındığında,
Almanya'da bir yer olan Leipzig yarışı kazandı. Bir kez daha belirtmek
gerekirse, Almanya hala uluslararası rekabette başarılı olmayı sağlayan
kriterleri yerine getiriyor. Almanya'da bulduğumuz, kaliteyi
beraberinde getiren özelliklerin - eğitim ve öğretim, alt
yapı, çalışanların yüksek kalitesi ve motivasyonu,
tedarikçi sanayinin yüksek kalitesi ile gelenekler - genel
toplamını değerlendirdik ve son olarak da fabrika seviyesindeki
işgücü temsilcilerinin yarattığı yapıcı işbirliği ortamını da
göz önüne alarak, otomotiv sanayi ürünlerimizi
daha önce de olduğu gibi aynı yerde üretme kararımızı
koruduk. Yine eskiden olduğu gibi rekabetçil şartlarla da başa
çıkabiliyoruz. Belirtmiş olduğum gibi, bu kararı almak kolay
olmadı. Bizce dezavantajların etkisini ortadan kaldıran esnekliğin en
yüksek seviyede yakalanabilmesidir. Bu bağlamda yine değinmeden
geçemeyeceğim bir diğer konu da BMW'nin "Çalışma
Formülü". Bu formülü işgücü
temsilcilerimiz ile birlikte, yeni Leipzig fabrikamıza daha önce
eşine rastlanmamış bir esneklik kazandırmak üzere yarattık. Bu
sayede fabrikanın kapasite kullanımını eşine rastlanmayan oranlarda
optimize etmemiz mümkün. Daha spesifik olmak gerekirse,
BMW'in Çalışma Formülü sayesinde, makina ve tesislerde
haftada 60 ile 140 saat arasında üretim yapabilmek mümkün
olurken; ortaklarımızın çalışma saatlerini toplu maaş
sözleşmelerinde belirtilen oranlarda tutmamız da mümkün
oluyor. Bu konsept, akılcı bir planlama ve taraflar arası iyi niyet ile
Almanya'da bugün hala başarılı ve verimli biçimde
çalışılabildiğinin bir göstergesi. Ama bu arkamıza
yaslanıp dinlenebileceğimiz anlamına gelmiyor. Tam tersine -
uluslararası karşılaştırmada yüksek maliyetler ile baş etmek
zorunda olduğumuzu ve bir sanayi ülkesi olan Almanya'nın kısmen de
olsa sıkı yasal düzenlemelere tabi olduğu gerçeğini inkar
etmek olanaksız. Zaman zaman otomotiv sektörü gibi
önemli sanayi sektörlerinin ve bütünsel olarak
sanayi ülkesi olan Almanya'nın; dikkatsiz, tabansız ve dar kapsamlı
biçimde yürütülen dar görüşlü ve
popülist tartışmalardan zarar gördüğü hissine
kapılıyoruz. Bence, bu tür ideolojik tartışmalara girmektense daha
doğrusal ve düzeyli tartışmalarla deyim yerindeyse dünyaya
dönmek çok daha uygun olur. Hep birlikte mevcut otomotiv
sektörünü ve bütünsel olarak Almanya'yı
uluslararası rekabet koşullarında sadece halihazırdaki konumlarını
korumak için değil, aynı zamanda daha da
güçlendirmek için çok çalışmalıyız.
Tüm bu gerçekleri de göz ardı etmeyerek; Almanya'nın iş
ve çalışma koşulları açısından, bizim sanayi alanımızda
başarıyı yakalamak için hayati önem arz eden türden
bir esnekliğe ihtiyaç duyduğuna inanıyoruz. Leipzig'deki yeni
fabrikamıza geri dönelim: Fabrikanın inşaatı, entegrasyon ve
deneme üretimi de dahil olmak üzere, üç yıldan
bile kısa sürdü. Fabrikaya toplam 1,3 milyar avroluk sermaye
yatırımı yapıldı. BMW Leipzig Fabrikası günlük 650 araca
kadar olan üretim kapasitesi ile orta ölçekli bir
fabrika olacak. Şu an bölgede yaklaşık 2.500 ortağımız istihdam
edilmekte. Tam kapasite ile çalışmaya başladığında fabrikanın
yaklaşık 5.500 iş olanağı yaratması planlandı. Deneyimlerimize
dayanarak, fabrikanın çevresindeki bölge için de
yaklaşık olarak aynı sayıda ilave iş olanağı yaratacağını
söyleyebiliriz. Leipzig'deki yeni BMW fabrikası bu yıl 1 Mart
itibariyle 3 Serisi Sedan araçlar ile seri üretimine
planlanan tarihte başlamış oldu. Fabrikanın resmi açılış
töreni yarın yapılacak. Ancak Leipzig'deki yeni fabrikamız,
üretim kapasitemizi ayarlayarak esneklik kazanmamız ve ilave
büyüme için gereken sınırlara erişmememiz için
atılmış sadece tek bir adım. Bir diğer adımın da MINI ile atılması
planlanıyor: MINI markasının kazandığı büyük başarı sayesinde
Oxford fabrikamızı genişletecek ve bu fabrikaya 2007 yılına kadar 100
milyon pound tutarında ilave yatırım yapacağız. Bu kaynakların
büyük bölümü üretim kapasitelerinin
optimizasyonuna, özellikle de yeni bir gövde
konstrüksiyon inşa tesisi kurulumu ile boyama tesisinin
modernizasyonuna harcanacak. MINI aslında çok az kişinin
öngördüğü bir başarı hikayesidir. İlk başta bu
konuya şüphe ile yaklaşan ve markayı başarı ile yeniden
konumlandırabileceğimize inanmayan çok kişi vardı. Ancak
bugün ilk başta tahmin ettiğimizden iki kat daha fazla MINI
araç satmaktayız. Bu durum da, Oxford tesislerimize sermaye
yatırımları aktararak kapasitemizi arttırmamızı zorunlu kılıyor. Aynı
zamanda MINI ailesi bünyesindeki çeşitli modeller
için de üretim alanlındaki esnekliği arttırma
çalışmalarımızın temellerini atmaya devam ediyoruz. Bayanlar,
Baylar, Yine başa, şirketin başarısına hissedarlarımızın daha
büyük oranda katkı yapması konusuna geri dönmüş
oluyoruz. Kar paylarındaki artış sayesinde siz hissedarlarımız,
şirketin finansal gücünden yararlanabileceksiniz. Ancak, bir
adım daha ileri gitmek istiyor; sizleri BMW Group'un başarısına daha
sağlam biçimde entegre etmeyi amaçlıyoruz. İşte
Yönetim Kurulunun hisse senetlerimizin %10'a kadar olan kısmını
geri almanıza yönelik ricasının sebebi de bu. Şirketiniz
bugün başka yerlere yayılmadan bu adımı atabilecek kadar
güçlü bir konumda olduğundan hisseleri geri alarak
sermaye küçülmesine gitmeyi öneriyoruz.
Sözünü ettiğimiz ürün ve pazar girişleri
sayesinde BMW Group, son yıllarda bambaşka bir boyut kazandı. Aynı
zamanda nakit akışımızı da başarılı biçimde arttırdık.
Planlarımız, gelecekte de yüksek nakit akışı yaratabilecek kadar
güçlü olduğumuzu gösteriyor. Örneğin sadece
2005 yılının birinci çeyreğinde, nakit akışımızı geçen
yılın aynı dönemine kıyasla %13'ten fazla oranda arttırmış
bulunuyoruz. Bu sayede öncelikle büyüme ve gelişme
hedeflerimize koşabiliyoruz. İkinci olarak da hisselerimizi geri almak
için gerekli alanı da elde etmiş oluyoruz. Kar paylarındaki
artışa ilave olarak, elinizdeki hisselerin değeri de arttırabilmek
için bu adımı atmak durumundayız. Aynı zamanda bu örnekten
de açıkça anlaşıldığı üzere, modern para piyasası
yönetiminin tüm araçlarını kullanıyoruz. Hisseleri
geri alıp akabinde de geri çekerek; gelecekte daha az sayıda
hisse ile şirket hisselerinin değerini büyük
ölçüde arttırmış olacağız. Daha basit biçimde
anlatmak gerekirse, hisselerinizin her biri için BMW Group'un
içinde daha büyük bir orana sahip olacaksınız.
Bayanlar, Baylar, Size açıkladığım şu adımlar: •
Ürün ve Pazar girişlerinin devamlılığı, • üretim
ağımızın genişlemesi, • hissedarlarımızın daha geniş katılımı, tek
tek atılmaya kalkıldığında, bir şirketin önünde bulunan en
aşılması zorlu engeller haline gelir. Biz tüm bu adımları bir
seferde atıyoruz. Biz, yeni ürünlere yaptığımız yatırımların
bedelini, yeni pazarların gelişimini ya da sermaye artışımızı
erteleyerek karşılamak zorunda değiliz. Siz hissedarlarımıza şirketin
başarısında daha geniş katkıda bulunma yönünde sunduğumuz
öneri, ürün ve pazar girişlerimizi hiç bir
surette etkilemeyecek. Geçmişten bu yana politikamız daima
yapılarımızı ve süreçlerimizi optimize etmek
yönünde olmuştur - süreç optimizasyonunun
hiç akla gelmeyeceği çok daha olumlu ekonomik koşullar
altında bile bu politikamız sabit kalmıştır. Olumlu koşullar altında
yürüttüğümüz tutarlı maliyet yönetimi
sayesinde bugün maliyetlerimizi kontrol altında tutabiliyoruz.
Bu aynı zamanda, BMW X5 ve X3, 1 Serisi ya da şirkete yeni pazarlara
girmede ve yayılmada başarı sağlayan MINI araçlar gibi yeni
trendleri de yaratmak anlamına geliyor. Tüm bu yeni
ürünlerimiz sayesinde günümüzün zorlu
koşulları altında bile satış rakamlarımızı arttırmaya

My.PressClub Oturum aç
 

BMW Group Streaming.

LA AUTO SHOW 2019

Los Angeles, 20. November.
Here you can see the webcast of the BMW Group Press Conference at the Los Angeles Auto Show.

Open Streaming Page

Latest Facts & Figures.

Yeni BMW 5 Serisi Sedan'ın teknik verileri
09.12.2009
Teknik Veriler, Özellikler
BMW Group satışlarını Ekim'de yükseltti
16.11.2009
Satış ve Pazarlama
Show all

Add your filter tags.

Basın Bildirisi
Basın Kiti
Konuşma
Fact & Figures
Updates
Top-Topic
Submit filter
Clear all
 
Sun
Mon
Tue
Wed
Thu
Fri
Sat
 
Oturum aç