Do you need help? Please contact our support team from 9 to 17 CET via support.pressclub@bmwgroup.com.

PressClub Türkiye · Article.

Sınır Gökyüzü: MINI Beachcomber Concept.

MINI sınırları aşıyor, sürüş keyfini yeni boyutlara taşıyor ve yeni hedef kitlelerin desteğini kazanıyor.

MINI
·
Tasarım yayınları, Konseptler, Çalışmalar

Press Contact.

Begüm Tenik
BMW Group

Tel: 0090 212 412 00 18

send an e-mail

Downloads.

  
Attachments(3x, ~978,65 KB)
  
Photos(18x, ~75,95 MB)

MINI sınırları aşıyor, sürüş keyfini yeni boyutlara taşıyor ve yeni hedef kitlelerin desteğini kazanıyor.

 

MINI, bir kez daha tüm bunları model çeşitliliğini artırarak ve MINI tasarımının alışılmadık yaratıcılığı sayesinde başarıyor. Markanın 2010 sonbaharı için duyurusu yapılan dördüncü modelinin piyasaya sürülmesinden sadece bir kaç ay önce MINI artık, sürüş keyfini daha da artırarak ve göz alıcı diğer bir konsept aracıyla çeşitlilik yaratma potansiyelini kanıtlıyor: MINI tarafından Detroit'teki Kuzey Amerika Uluslararası Otomobil Fuarında (16–24 Ocak 2010) gururla sunulan yepyeni bir araç tipi konsepti.

 

MINI Beachcomber Concept, yeni MINI'nin gelişmiş seçeneklerinden faydalanarak ve bu potansiyelleri tamamen açık bir gövde konsepti görüntüsüyle birleştirerek azami sürüş keyfi sağlamak için tasarlanan dört koltuklu bir konsept aracıdır.

 

ALL4 dört tekerlekten çekiş sistemi ve değişken iç mekan, MINI Beachcomber Concept'e kendiliğinden gelişen ve etkin bir özgürlük deneyimiyle serbest zamanlar için mükemmel olanaklar sunar. Aracın modern tahrik teknolojisinin ve mekan konseptinin sunduğu imkanlar, son derece heyecanlı bir sürüş deneyimi sağlamak için mümkün olan en geniş şekilde kullanılmaktadır. Bu yüzden, MINI Beachcomber Concept hiçbir zaman kapılara, geleneksel bir tavana ve içeride bulunanların etraflarındaki dünya ile kuracağı teması sınırlandırabilecek diğer gövde elemanına ihtiyaç duymaz. Bu da sürücü ve üç yolcuya kadar olan yolcuları çevreleriyle doğrudan iletişim kurabilen, ahenk içinde tek bir bütün haline getirir - ister şehir içinde gezinirken, ister dağlarda zorlu yolların tadını çıkarırken veya sahil boyunca hızla geçip giderken.

 

MINI Beachcomber Concept, dört tekerlekten çekiş sistemi ve en ileri süspansiyon teknolojisini, aracın çok dayanıklı ve sağlam olmasını sağlayan diğer pek çok gövde elemanlarını ve bunlara ek olarak yükseltilebilir koltuk konumu özelliklerini bir araya getirir. Çok geniş yay sönümleme mesafesi ve ekstra büyük hafif metal jantlar, aracın tamamını daha üst bir seviyeye yükseltir. Kapıların kullanılmamış olması ve koltukların altına kadar uzanan giriş kesimleri sayesinde ön ve arka koltuklara ulaşmak son derece rahat ve basittir ve bu da sürücü ve yolcuların engellenmeden ve kolayca inip çıkmalarını sağlar. Bunun hoş ve ilginç bir yan etkisi de içeride bulunanların çevrelerine olan hissettikleri uzaklığı asgari seviyeye indirgemesidir.

 

Sürücü ve yolcular, gündelik trafikte ve normal yol koşullarında bu konseptle yaratılan sürüş keyfinin tadını çıkaracaklar - çünkü MINI Beachcomber Concept, kötü hava koşullarının yumuşak tavan veya hafif kapı ile kolayca ve rahatlıkla kısa sürede takılan tavan elemanlarını gerektirdiği durumlarda dahi değişmez karakterini kaybetmez.

 

Dördüncü bir model ve devam etmekte olan geleceğe dair bir dizi yenilikçi fikir ile MINI yeni bir alana giriyor.
MINI Beachcomber Concept, yeni ve radikal bir tarzla markanın temel değerlerini sembolize ederken MINI modellerinin mevcut gelişimini oldukça cazip bir şekilde devam ettirir.   

 

Markanın yeniden piyasaya sunulmasının ardından sadece 10 yıl içinde MINI'nin dördüncü versiyonu pazara girmeye hazır. Markanın kendine özgü stilinde eşsiz bir geçiş olarak yeni model; dört kapı, dört tam boy koltuk, değişken iç mekan ve yeni geliştirilen dört tekerlekten çekiş sistemi sayesinde ilk defa tadına varılacak, alışılmışın ötesinde eşsiz bir sürüş keyfi standardının işlevsel rahatlığıyla MINI'nin kendine özgü tasarımının büyüleyici bir şekilde yeniden yorumunu ortaya çıkarır.

 

MINI'nin bu yeni modeli, MINI tasarımcılarına çok iyi bilinen MINI hissini, daha önce görülmemiş yeni görünümler ekleyerek geliştirmek için ilham vererek şehirli hareketliliğin bir adım ötesine geçer. Bu yüzden, MINI Beachcomber Concept'i yaratarak, üretim zamanı 2010 sonbaharı olarak duyurulan modelin teknik ve konsept niteliklerinden faydalanmakta ve bu temelde özgürlüğün bir araçta en üst düzeyde dışavurumunu sunmaktadırlar. Sonuç; tüm duyularınıza hitap eden, yeni ve benzersiz bir şekilde açık bir sürüş deneyimi konsepti ve yeni yerler keşfetmek, buraların tadına varmak için daha önce deneyimlenmemiş büyüklükte bir çok yönlülük düzeyidir.

 

MINI Beachcomber Concept'in potansiyel kullanım ve çok yönlülüğü sadece kullanıcısının etkinlik ve tercihleriyle sınırlıdır. Bu tip bir araç için en otantik ve doğal çevreler, tabii ki MINI Beachcomber Concept'in geliştirilmiş çekiş gücü ve tamamen açık gövdesiyle daha en baştan sadece ismiyle bile ifade ettiği sınırsız hareket özgürlüğü sunduğu sahillerdir.

 

Bu nedenle MINI Beachcomber Concept, tıpkı bir uçurtma sörfçüsü, su kayağı veya triatlon sporcusunun dünyanın her yerindeki kumsal yaşamlarından büyülü bir şekilde etkilendiği gibi sürücüye ve yolculara kendi kişisel tarzlarını yaşama imkanı verir. Dahası; sağlam ve çok yönlü karakteri sayesinde MINI Beachcomber Concept, 1960'larda serbest zamanlarınızdaki maceralı araç kullanma ve güneşli sahil bölgelerindeki spor aktivitelerinde simge haline gelen Mini Moke'un izinden gitmektedir.

 

Eşsiz, MINI'ye özgü ve geçmişten bu yana harika bir örnek.
MINI Beachcomber Concept, tüm geleneksel standartları geride bırakan ve gelecekteki kişisel mobilite için yenilikçi bir ivme yaratan bir vizyondur. Bir tarafta alışılmış güzergahların ötesindeki gezintiler için dört tekerlekten çekiş sistemi ile en iyi şekilde kullanılan çekiş gücü ve diğer tarafta açık havada araç kullanımına en üst düzeyde odaklanmanın birleşimi, otomobil dünyasında oldukça eşi benzeri görülmemiş bir olaydır.   

 

Bu nedenle artık MINI Beachcomber Concept, sadece MINI'nin böyle otantik bir tarzda sunabileceği özelliklerin uyum içindeki bir birleşimini sunarak böyle bir sürüş deneyimini gerçekten cazip bir seçenek haline getiriyor. MINI model yelpazesindeki yeni modellerin temellerini bireysel karakter, azami sürüş keyfine odaklanma ve yeni konseptler yaratma cesareti oluşturduğundan, bu üstü açık dört tekerlekten çekiş konsepti daha baştan tipik bir MINI olarak göze çarpıyor.

 

MINI Beachcomber Concept'in otantik tarz ve karakteri, ayrıca markanın daha önce bilinçli bir şekilde uyguladığı minimuma odaklanarak büyük bir sürüş keyfi sunmasının sonucudur: 1964'te, klasik MINI'nin pazara sürülmesinin ardından yalnızca beş yıl sonra ilk modelin yaratıcısı dünyaca ünlü mühendis Alec Issigonis, devrim niteliğindeki bu küçük aile otomobilinin her yerinin açık bir sürümünü geliştirdi. 

 

Adından da anlaşıldığı gibi Mini Moke'un gövdesi, sadece zemin, yanlardaki geniş eşikler, motor bölmesi kapağı ve ön camdan daha fazlasından oluşmamaktadır. Katlanabilir tavan, sürücüleri ve yolcuları -iyi kötü- yağıştan korumaya yarıyordu.

 

Sağlam yapısı ve Mini'den nakledilen tahrik teknolojisiyle bu yeni dört koltuklu araç, özellikle de ABD ve Avustralya'nın güneşli bölgelerinde büyük bir başarıya dönüştü. Büyük Britanya'da Mini Moke üretimi 14.500'lük bir hacimle 1968'e kadar sürdü; bunun ardından üretim Avustralya ve Portekiz'de devam etti.

 

MINI Beachcomber Concept şimdi Mini Moke'un prensibini 21. yüzyıla taşıyor. Aracın sade görüntüsü, gövde elemanları ve iç mekanın bilinçli bir şekilde asgariye indirgenmesinin yoğun konsepti, açık bir şekilde 1960'lardaki tamamen açık Mini Moke geleneğini takip etmektedir. Tasarım dilinde bu, güçlü bir şekilde Mini Moke'dan esinlenmiş ve karakteristik radyatör kafesi gibi çeşitli çarpıcı ayrıntılarla geliştirilmiş olarak vurgulanır.

 

Yeni modelin, çevredekilerle doğrudan iletişim kurarak sürüş keyfine tam odaklanmayı kaybetmeksizin alan, konfor, verimlilik ve emniyet ile ilgili tüm çağdaş ihtiyaçları karşıladığını belirtmeye gerek yok.

 

ALL4 dört tekerlekten çekiş sistemi bile geçmişteki bir örnek modelden, tam olarak belirtmek gerekirse 1963 yılında Alec Issigonis tarafından iki motor takılan bir Mini Moke prototipinden gelmektedir. Bu test aracı uygun bir şekilde "Twini" olarak adlandırılmıştı, ön ve arka tekerlekler her durumda Mini Serisi'nden dört silindirli bir motorla hareket ettiriliyordu.

 

Her zaman becerikli, çağdaş ve güvenli.
Çağdaş ve A'dan Z'ye güncel olan MINI Beachcomber Concept, 21. yüzyılda sürekli sürüş keyfi için geniş bir yenilik yelpazesi sunmaktadır. Birinci sınıf bir araç üreticisinin tasarım, tahrik, güvenlik ve üretim teknolojisi alanlarındaki olağanüstü otomotiv geliştirme know-how'u, consept aracının yoğun karakteri ve pratikte en çok tatmin eden geniş bir çözüm yelpazesini bir araya getirir.   

 

Yaklaşık dört metre uzunluk ve çok yönlü iç mekanıyla MINI Beachcomber Concept, etkin boş zamanları hareketli bir şekilde geçirmek için gerekli tüm değişebilirliği ve ferahlığı sunar. Aracın tutarlı bir şekilde asgariye indirgenen gövdesi, bir yandan MINI güvenlik standartlarına tamamen uyarak, içeride bulunanların güvenliğini her zaman azami seviyede garanti ederken diğer yandan güneşin içeriye girdiğinin ve rüzgarın sıyırıp geçtiğinin yoğun bir şekilde hissedilmesini sağlar.

 

MINI Beachcomber Concept, çarpışma halinde darbe enerjisini aktararak tamamen soğuran net bir şekilde tanımlanmış yük yolları ve deformasyon birimlerini birleştiren güçlü ve dayanıklı bir gövde yapısıyla gelir. Devrilmeye karşı güvenlik de açık bir araçla ilgili en yüksek talepleri karşılamaktadır; yolcu hücresindeki dayanıklı çerçeve, aracın arkasındaki bir yan destek elemanıyla beraber büyük oranda güçlendirilmiş A-direklerinden ve aynı uzunluktaki bir D-direğinden oluşmakta ve olağanüstü koşullara dayanabilecek niteliktedir. Bu ilave güvenlik bileşeni, gövde renginde boyanmıştır ve sadece geometrisi sayesinde çok üstün güç ve dayanıklılık standartları sağlamaktadır. Yine güvenlik için en iyi ağırlıkta azami sağlamlık için yüksek dayanımlı çelikten yapılmıştır.

 

Bu akıllı düşük ağırlık teknolojisi konsepti, her daim üstün çeviklik sağlamak için aracın ağırlık merkezini alçaltmaya yaramaktadır. Bu çeviklik, özel görünümüyle dikkati çeken bir başka özel aksamla, boşlukları yontularak "MINI" model işaretini oluşturacak şekilde biçimlendirilmiş yan destek elemanıyla daha da geliştirilmiştir. Yine bu özellik dışarıdan bakıldığında açıkça görülmektedir, özellikle de araca yukarıdan bakmak açık havada saf macera ruhunu vurgulamaktadır.

 

Her tür etkinlik, hava ve yol koşulları için en üst düzeyde değişebilirlik.
Öne ve geriye doğru istenildiği şekilde ayarlanabilen ve katlanabilir arkalıkları bulunan tekli arka koltuklar, yolculara bireysel ihtiyaçlarına uygun olarak en üst düzeyde bir seyahat konforu sağlar ve tüm ihtiyaçlar için yeterli taşıma alanının ayarlanması için imkan sunar. Pratikte bu, sürücü ve yolcuların özel sabitleme sistemleriyle emniyetli bir şekilde tutulan dağ bisikleti veya su kayağı gibi fazla yer işgal eden spor malzemelerini bile rahatça yerleştirebilecekleri anlamına gelir.  

 

MINI Beachcomber Concept açıkken sörf tahtaları gibi aşırı uzun nesneleri en küçük bir sorun yaşamadan taşıyabilmektedir. Yan desteğe sıkıca sabitlenerek ve kumsala doğru giden yolda aracın üstünden dışarı uzanarak sörf tahtaları rahat bir şekilde arabaya sığmaktadır.

 

Sürücü ve yolcular iki bölüm arasından dikey bir şekilde aşağıya inen arka panel sayesinde rahatça bagaj bölümüne ulaşmanın tadını çıkarırlar. Gerektiğinde aracın arkasından dışarıya taşan büyük nesneler için sağ taraf tamamen açık kalabilir. Buna karşılık sol arka eleman, koltukların arkalıklarına kadar uzanan yan tarafından bağlanmış penceresiz bir kapıdır. Kapı üzerine sabitlenmiş ilave depolama kutusu, yuvarlak şekliyle geleneksel bir arazi aracının yedek lastik kutusuna benzer. Ancak MINI Beachcomber Concept patlamayan lastiklerle geldiğinden ve bu yüzden yedek lastiğe ihtiyaç duymadığından kilitlenebilir kutu kumsal hasırları, havluları, sörf ayakkabıları veya diğer eşyaları her zaman kolay ulaşılır bir yerde tutarak yanınızda ilave bagaj almak için kullanılabilir.

 

Rüzgar ve havaya karşı esnek koruma: Yumuşak tavan veya sökülüp takılabilen hardtop.
MINI Beachcomber Concept yaşamın güneşli yüzü için yapılmıştır ve spontan hareketler için mükemmeldir. Olağanüstü esnekliği sayesinde araç her türden farklı ihtiyacı karşılayabilecek ve dış koşullarda meydana gelecek herhangi bir ani değişimle doğal olarak başa çıkabilecek niteliktedir.  

 

Sadece bu bile MINI Beachcomber Concept'e gündelik sürüş ve birçok seçenekle yeni ihtiyaç ve hava koşullarını karşılamak için gerekli tüm nitelikleri kazandırmaktadır.

 

Gövdeden tamamen ayrılabilen ve katlanarak küçük bir birime dönüşen yumuşak tavan çok pratiktir, yağmur ve havaya karşı etkin bir korumadır. Her ihtiyaç duyulduğunda tavan, rahatlıkla ön cam çerçevesine, arka panel ve yan açıklıklara sabitlenerek bir botun tentesi gibi kısacık bir sürede aracın üzerine örtülebilir.

 

Aşırı hafif ve aynı zamanda çok dayanıklı özel bir fiberden yapılan tavan, yanlarda ve arkada pencere görevi gören şeffaf plastik parçalarla birlikte gelir.

 

İşlevsel nitelikleriyle tavan, en düşük ağırlıkla rüzgara ve yağmura karşı en üst düzey korumayı birleştiren en komplike ve iddialı açık hava giysileriyle aynı standartlara sahiptir.

 

Tavanı yerinde tutan bağlantı noktaları eşit güçte ve sağlamlıkta ve kullanıcı dostudur; dört giriş noktasıyla ve tavan yerindeyken arka kapı kolayca kapanıp açılarak dışarıdan gelen hava akımları ve su önlenir.

 

Kötü havalarda dahi güvenilir bir koruma sağlamak için bir diğer seçenek olarak MINI Beachcomber Concept tavan üzerine, yanlara ve arkaya tam uyan plastik parçalara sahiptir. Çok hafif plastik malzemeden yapılan bu parçalar, portatif hardtop prensibini aracın kapılarına ve bagaj bölümü kapağına aktarır. Duru tasarım ve üstün rahatlık için parçalar MINI Beachcomber Concept'in gövdesiyle aynı seviyededir.

 

Kapı elemanları açılış noktalarına sağlam bağlantıları ve A ve D direkleri ile belirlenen konumlarını korurlar. Dışarının iyi görülmesini sağlamak için tepede şeffaftırlar; arka eleman sol kapı elemanına, sağ arka gövde paneline ve yükleme eşiğine bağlanarak sıkıca yerinde sabitlenir.

 

Böyle bir hardtop önden ön cam çerçevesine bağlıdır ve takla koruma bağlama çubuğundaki özel destekleri üzerinde oturur. Yan ve arka elemanlarla metal tavana bağlanan ve kusursuz bir şekilde düzenlenmiş bağlantılar tüm yapıyı çok güçlü ve dayanıklı kılar, her bir kapı açıldığında ilgili bağlantı çözülür.

 

Yeniden yorumlanmış ve gerekliliklere yoğunlaşmış tipik MINI tasarımı.
MINI Beachcomber Concept'in gerekliliklere yoğunlaşan gövdesi, duru tasarım dili sayesinde bunun gerçek bir MINI olduğu konusunda şüpheye yer bırakmaz. Markayı anımsatan bilindik tasarım elemanları ilk görüşte göze çarpıyor. Ve aynı sonbahar 2008'de Paris Otomobil Fuarında ilk defa gösterilen MINI Crossover Concept gibi yeni model, MINI tasarımının devam eden ilerlemesini ve MINI tasarım dilinin yeni bir araç tipinde tanıtımını açıkça yansıtıyor. Gerçekten, hem düz ve sağlam gövde tasarımı hem de MINI'ye özgü orantılar bunun açıkça MINI ailesinin bir üyesi olduğunu gösteriyor.  

 

Ön ve arkadaki kısa çıkıntılar ve geniş tekerlek duruşu aynı şekilde MINI Beachcomber Concept üzerinde markanın genel görüntüsünü taşır.  Bu nedenle yeni model, bir kez daha önde, yanlarda ve arkada bu yeni model üzerinde yeniden yorumlanmış karakteristik MINI tasarım özellikleriyle birlikte gelir. Tekerlek bombelerini bile çevreleyen ve yola kadar inen çok geniş gövde kaportası, bu dört tekerlekten çekiş konsepti çalışmasının dayanıklı kabiliyet ve karakterini vurgular. Ve daha büyük zemin yüksekliği sayesinde ön ve arkadaki kısa çıkıntılarının avantajları, en zorlu ihtiyaçlarda bile büyük bir yokuş açısı sağlayarak engebeli arazilerde daha da iyi anlaşılmaktadır.

 

Dinamik bir kıvrımla öne uzanarak, aracın ön kısmının tamamı yola doğru açılıdır. Motor kaputu kapağı güçlü hatlara sahiptir, entegre hava girişi olan güç kubbesi araç içindeki turbo motorun üstün güç ve performansını sembolize eder.

 

Yine MINI'ye özgü altıgen radyatör ızgarası, doğrudan Mini Moke'un ön görünümünden aktarılan kontür çizgileriyle gelir. Dikey konumu, üç dayanıklı çapraz kol ve ilave entegre farlarla radyatör ızgarası, MINI Beachcomber Concept'e fazlasıyla güçlü ve tatmin edici bir görünüş verir.

 

Büyük, üç boyutlu farlar, karakteristik tasarımın yeni yorumu olarak motor kaputu kapağıyla birleşiktir ve çarpıcı bir görüntü oluştururlar. Birinci sınıf krom çerçeveyle vurgulanan far lambaları, motor kaputu kapağının ve tekerlek bombelerinin kontürlerini takip ederek bugüne kadar gelmiş geçmiş MINI modellerinin prestij ve ferahlığının artırıldığını doğrular. Alt taraftaki geniş hava girişi ve sis lambaları epeyce dışarıya taşınmış ve en sonunda aracın ön görünümü yeniden MINI'ye özgü eşsiz tarzda yuvarlaklaştırılmıştır.

 

Yan görünüm: Dayanıklı sağlam ve hafif görünümün yeni birleşimi.
Farlar, aracın yanlarına doğru uzanarak kısa ön çıkıntıyı ayrıca vurgularlar. MINI Beachcomber Concept'in güçlü tasarıma sahip tekerlek alanları, 17 inç büyük hafif alaşımlı jantlar ve pürüzlü yüzeyli arazi lastikleriyle övünürler.  

 

Yine MINI'ye özgü yan sinyal lambalarının çevresi, ilk kez uzatılmış A direğinde çapraz bir biçimde gelerek hem klasik Mini üzerindeki aynı noktada ayırt edici renkte geniş bir şerit oluşturur hem de artık ön cam çerçevesi ve ön tekerlekler arasında görsel bir bağ oluşturur. Bu grafik elemanı MINI Beachcomber Concept'in ve güçlü bir şekilde ön aks üzerinde durduğu görülen A direklerinin dayanıklılığının altını çizer. Arka tarafta takla atma koruması (rol bar), aynı şekilde aracın arka aksına doğru uzanan doğrudan bir hat oluşturur.

 

Bir yandan iç mekana sunulan serbest bakış bu aracın hafiflik ve çevikliğini vurgularken; ön ve arka girişlerdeki büyük yan eşikler, daha fazla dayanıklılık eklemek için koyu gövde kaportasıyla etkileşim içindedir. MINI Moke'da olduğu gibi giriş etrafındaki tarz sahibi basma tuşlu elemanlar, kötü havalar için basit ve kolay bir muhafaza seçeneğini gösterir. Diğer yandan yumuşak tavanın asıl bağlantı ve ayar noktaları dışarıdan görülemez bile.

 

Arka tarafın grafik görüntüsü özellikle bagaj bölümünün asimetrik tasarımıyla oluşturulmuştur; soldaki kapı elemanı ve dışındaki depolama kutusu aracın üstün kabiliyetlerini sembolize ederken, soldaki açık bölüm konseptin tamamının hafifliğini ve doğal işlevselliğini vurgular. 

 

Bu özelliklerin yanında MINI Beachcomber Concept tabii ki arka tarafta da yine bunlar gibi markaya özgü başka tasarım elemanlarıyla gelir. Adalar gibi yan panellere yerleştirilen arka lamba grubu, dik durur ve geniş bir krom şeritle çevrilidir. Arka tarafın daha aşağı kısımlarında, aracın eninin tamamını ve yol üzerindeki güçlü duruşunu vurgulamak için kaslı tekerlek alanlarıyla etkileşime giren yatay çizgiler hakimdir.

 

Tavan kapalıyken tatmin edici bu güç ve kas görüntüsü aracın tepeden tabana adım adım artan genişliğiyle daha da vurgulanır. Plaka çerçevesi ön hava girişinin tasarım ve çizgilerini kullanırken, MINI'ye özgü tarzda yuvarlaklaştırılan arka hava engeli dayanıklı bir taban koruma elemanıyla birlikte gelir.

 

İç mekan: Gelişmiş, çok yönlü, dayanıklı ve özellikli.
MINI Beachcomber Concept'in iç tasarımı benzer şekilde geniş dış mekanlarda azami sürüş keyfine odaklanmaktadır. Mevcut Mini modellerinin aksine araca eklenen ilave özellikler ve tasarımın uygun ve bilinçli bir şekilde asgariye indirgenmesi aynı zamanda iç mekanda da gerekliliklere odaklanmaya yarar. Orta hız göstergesi, tipik navigasyon ekranı ve sesli fonksiyonları kapsayarak MINI'ye özgü tasarımda gelir.  

 

Öncelikle açık havada sürülmesi amaçlanan MINI Beachcomber Concept'te HiFi sistem üzerine ilave hoparlör ve arazide sürüş için özel araçlar eklemek için havalandırma deliklerinin sayısı azaltılmıştır. Bu ilave araçlar, dairesel biçimleriyle bir uçak kokpitindeki göstergeleri anımsatırlar.

 

Direksiyon simidinin soluna yerleştirilen bir sıvılı pusula, sürekli olarak araç kullanıcısına doğru yoldan gidip doğru yönde hareket etmediğini bildirir.  Direksiyon simidinin sağındaki bir diğer özel araç, en sonunda yapay bir ufuk çizgisi sunarak arabanın boyuna ve enine ekseni etrafındaki açısını gösterir.

 

Güçlü çizgilere sahip koltuklar ve ön yolcunun yanındaki ilave tutamak, engebeli arazilerdeki sürüş keyfini en iyi düzeye getirir. Taban sacının net bir şekilde görülmesine imkan sağlayan delikli ayak paspasları ve bu konsept arabasına özel olarak seçilen dikiş izleri arabanın dayanıklı atmosferini nitelerler.

 

MINI Beachcomber Concept'teki renk ve döşeme seçenekleri yine aracın doğaya yakınlığını ortaya koyar; yüzeyler ve koltuk döşemeleri tasarımlarında toprak, hava, su ve ateş elementlerini takip eder. Gösterge panelindeki tüm plastik yüzeyler yeni geliştirilmiş ve kuru toprağın yapısına benzeyen bir doku görünümüyle gelir.

 

Kokpitteki döşeme yüzeyleri, aynı zamanda ilk kez dalgalı akıcılık etkisi yaratmak için manyetik boyama kullanılarak tamamlanmıştır. Son olarak fakat aynı derecede önemli; her biri ayrı ayrı tasarlanan ve renkleriyle dört elemente yönelen koltuklar, yine MINI Beachcomber Concept'in çok yönlülüğünü belirten sembollerdir.

 

Yeni özellikli Center Rail (merkez ray): Sporcunun her zaman elinin altında ihtiyaç duyduğu her şey.
Önceden MINI Crossover Concept ile sunulan Center Rail (merkez ray) yeni modelde çok önemli bir rol oynamaktadır. Gösterge panelinden bagaj bölümüne kadar uzanarak bu sabitleme rayı ön koltukları arka koltuklarla bağlar ve tüm koltuklarda oturanlar tarafından ortak sürüş deneyiminin tadına varılmasını vurgular.  

 

MINI için özel olarak geliştirilen özel bir sabitleme sistemi, sürücü ve yolculara Center Rail (merkez ray) üzerine müzik çalarlar ve diğer araçlar, ön ve arka koltuklar için kol dayanakları, saklama alanları, raflar ve her türden tutamaklar gibi bireysel öğeler ve parçaları koyma imkanı verir.

 

MINI Center Rail (merkez ray), kullanıcıya raya sabitlenmiş bir tutucu yardımıyla arabanın eğlence sistemine her bir pozisyonda cep telefonu veya MP3 çalar bağlama imkanı veren entegre bir kablo kanalıyla birlikte gelir. Bir diğer seçenek de; Center Rail (merkez ray) üzerine her biri kendi güç beslemesiyle güvenli ve emniyetli bir şekilde ilave ışık kaynakları, soğutma kutusu, dizüstü bilgisayar veya bir GPS takipçi bağlamaktır.

 

Tutucu sırası MINI Beachcomber Concept için özellikle genişletilmiş ve artık yeni model için özel olarak üretilen bir kronometre, bir şişe tutucu, küçük bir posta kutusu ile bisiklet ve yüzme gözlükleri için bir kutu eklenerek bu konsept aracının sportif karakterini açıkça yansıtır ve tek kelimeyle triatlon sporcusu için idealdir.

 

MINI Beachcomber Concept: Değişken ve azami sürüş keyfi için her zaman açık.
MINI Beachcomber Concept, gerçek bireysel mobilite zevki için gerekli temel öğelere odaklanarak en saf sürüş keyfini sunar.  

 

Bu konsepti tanıtarak MINI bir kez daha markanın sürüş keyfi, yaşam tarzı ve en üst düzey kalite gibi MINI'ye özgü değerleri tamamen yeni bir araç tipine aktarma kabiliyetini kanıtlamıştır.

 

MINI Beachcomber Concept; çağdaş, yaşam tarzı odaklı bir hedef kitlenin ihtiyaç ve dileklerini ve markanın özgün karakterini yansıtan, yeni, benzeri görülmemiş bir tarzla, emsalsiz bir sürüş deneyimi sunar.

 

MINI Crossover Concept'in ardından marka ailesinin daha da genişletilmesiyle heyecan verici yeni seçenekler geliştirerek, MINI'nin çağdaş tahrik teknolojisi ve esnek alan konseptinin potansiyeli artık sürekli yeni bir boyutta ilave sürüş olanakları sunmak için kullanılmaktadır.  MINI Beachcomber Concept, bu nitelikleri bir kez daha markaya özgü benzersiz tarzda göstererek gerçekten çok coşkulu bir sürüş deneyimi sunmaktadır. Bunun için kesin delil, alışılmamış yaratıcılığın bugün hala MINI'ye özgü bu eşsiz duygunun daha heyecan verici yorumlarını sunmak zorunda olan bir geleceğe yönelik yeni araç konseptlerine kapıyı aralamaya çalışmasıdır.

 

Article Offline Attachments.

Article Media Material.

My.PressClub Oturum aç
 

BMW Group Streaming.

A New Mobility Alliance.

BERLIN. 22.02.2019. 11:00 CET.
The new mobility alliance between BMW Group and Daimler AG. Find out more about the partnership and follow the live webcast of the Event.

open streaming site

Latest Facts & Figures.

Otomatik Şanzımanlı BMW 316i Sedan Türkiye’de.
Sun May 16 19:53:00 CEST 2010
Sedan
Yeni BMW 5 Serisi Sedan'ın teknik verileri
Wed Dec 09 17:11:00 CET 2009
5 Serisi
BMW Group satışlarını Ekim'de yükseltti
Mon Nov 16 10:45:00 CET 2009
Kurumsal Finansman, Olgular, Rakamlar
Show all

Add your filter tags.

Basın Bildirisi
Basın Kiti
Konuşma
Fact & Figures
Updates
Top-Topic
Submit filter
Clear all
 
Sun
Mon
Tue
Wed
Thu
Fri
Sat
 
Oturum aç