Do you need help? Please contact our support team from 9 to 17 CET via support.pressclub@bmwgroup.com.

PressClub Türkiye · Article.

BMW Grup: Gelecek 100 Yıl

BMW Group'un geleceğe bakışı: Dönüşüm ve vizyon. BMW Group, GELECEK 100 YIL temasını seçerek bilinçli bir biçimde bir paradoksu ele aldı. Gelecek 100 yıl ne bir bilim insanı ne de politikacı veya ekonomik strateji uzmanı tarafından öngörülebilir. Ancak çeşitli rakam ve faktörlere yönelik gelecek öngörülerine dayanan bir dizi güvenilir görüşler de mevcuttur.

Yıldönümü
·
Kurumsal
 

Press Contact.

Begüm Tenik
BMW Group

Tel: 0090 212 412 00 18

send an e-mail

Downloads.

  
Photos(7x, ~22,72 MB)

BMW Group'un geleceğe bakışı: Dönüşüm ve vizyon.

BMW Group, GELECEK 100 YIL temasını seçerek bilinçli bir biçimde bir paradoksu ele aldı. Gelecek 100 yıl ne bir bilim insanı ne de politikacı veya ekonomik strateji uzmanı tarafından öngörülebilir. Ancak çeşitli rakam ve faktörlere yönelik gelecek öngörülerine dayanan bir dizi güvenilir görüşler de mevcuttur. Uzun süren araştırmaların ardından BMW Group bunları kendine ait bir gelecek vizyonu oluşturmak üzere kullanmıştır. Buna göre kişisel mobilitenin yanı sıra günlük hayat ve iş hayatımızı da etkileyecek temel sorular ve büyük ölçekli eğilimlere odaklanmaya karar verilmiştir. BMW Group, gelecek 20-30 yıla yönelik olarak, tanınmış gelecek bilimcilerin görüşlerinin yanı sıra çeşitli kaynaklardan edinilen saygın çalışmalara dayanan, mümkün olduğunca bütüncül bir bakış açısı sunmayı hedefliyor.

BMW Group, kendi dahili bilgilerini, çeşitli araştırma enstitülerinden elde edilen değerlendirmelerle birleştirerek gelecek ve sosyal dönüşümün yanı sıra bunlara ilişkin insani ihtiyaçların kapsamlı bir resmini oluşturmuştur. BMW Group, bireysel mobilitenin temel bir insani ihtiyaç olduğuna ve olacağına kesinlikle inanmaktadır.

 

Gelişmekte olan kentleşme, mega şehirler, küreselleşme ve metropolitan bölgeler ile mobil çeşitlilik.

Gelişmekte olan kentleşme, söz konusu dönüşümün temel özelliklerinden biridir. Uzmanlar 2050 yılı itibariyle, Avrupa'da ikamet eden kişilerin %75'inin, ABD'de ikamet eden kişilerin ise yaklaşık %90'ının şehirlerde yaşayacağını tahmin ediyor. Aynı zamanda, daha geniş çaplı bir bireysellik gerekliliği de artacaktır.

Daha bugünden bir otomobil sahibi olmak, değişen kişisel ihtiyaçlarımızı ve mobilite gerekliliklerimizi karşılamaya yetmiyor. Son derece kalabalık yollar, park alanı eksiklikleri ve çevresel nedenlerle otomobillere ilişkin yasaklar, günümüzde kentsel alanlarda aşılması gereken engellerden yalnızca birkaçıdır. Geçen yılın Temmuz ayında BMW Group'un Kentsel Mobilite Mükemmeliyet Merkezi, bu sorunların bir kısmını çözmek için yola çıktı ve uzman ekibi şimdi geleceğe yönelik sürdürülebilir kentsel mobilite konseptleri oluşturmak amacıyla şehirlerle ve ilgili gruplarla çalışıyor.

 

Dünyanın dört bir yanındaki kişiler, her türlü durumda doğru mobilite çözümüne ulaşabilmeyi istiyor. DriveNow gibi otomobil paylaşım programları yeni konseptler olarak şehirlerimize girdiler ve şimdiden son derece iyi bir biçimde işliyorlar. Yine de ancak tüm ulaşım araçları uyum içinde çalıştığında kişilerin ihtiyaçları gerçekten karşılanmış olacak. Farklı ulaşım opsiyonları arasında geçiş yapmak hem oldukça zaman alıcı hem de son derece kullanışsız olabiliyor. BMW i3 ile başlatılan çok türlü rota sistemi, yolculuğu daha sorunsuz hale getirmek üzere toplu taşıma araçlarını da önerir. Otomatik rezervasyon ve standartlaştırılmış ödeme sistemleri bugün kısmi çözümler sunsa da ileride çok daha iyi bir biçimde entegre edilebilecektir.

Ayrıca, kişiler çok daha kaliteli bir ulaşım deneyimi arıyorlar. Zamanımız gittikçe daha sınırlı olduğundan, bir yerden bir yere gitmek için harcanan süre gitgide daha önemli bir hale geliyor ve kişiler iş için veya rahatlamak, yeni deneyimlerin keyfini çıkarmak ya da arkadaşlarıyla vakit geçirmek üzere yolculuk sürelerini daha verimli ve güvenli bir biçimde kullanmak istiyor. Bu nedenle BMW Group Mobility, gelişmiş bireysel mobilite uygulamalarına teknoloji ve hizmetleri dahil etmek üzere erişim alanını genişleterek ürünün ötesinde düşünüyor. BMW Group'un gelecek vizyonu, zahmetsiz, talep edildiğinde erişilebilir ve bireysel olarak özelleştirilebilir mobiliteye yöneliktir. Önümüzdeki yıllarda, BMW Group kişilerin mümkün olan en iyi ulaşım araçlarıyla hareket etmesini sağlamak istiyor.

Teknoloji ve dijitalleşme ile doğal bağlantı.

Önümüzdeki 10 yıl içinde otomotiv sektörü geçtiğimiz 30 yıla kıyasla çok daha büyük bir değişim geçirecek. Dönüşümünde, dijitalleşme yenilikçiliğin itici gücü olarak kilit bir rol oynayacaktır; BMW Group otomotiv sektöründe bu gelişmelerin öncüsü olarak kalmayı hedeflemektedir.

Şimdi ise şirket otomatikleştirilmiş sürüşü hayata geçirmek üzeredir. Bu yenilikle birlikte bir dizi teknik zorluklar oluşacak olsa da mobilite anlayışını kökten değiştirecek son derece büyük bir fırsata da imza atılmış olacaktır. Gelecekte Eşsiz Sürüş Keyfi, sürücüleri otomasyon yoluyla özgürleştirme olarak da tanımlanabilecektir.

BMW Group müşterileri şimdiden kısmen otomatikleştirilmiş bir dizi işlevden yararlanıyor. Bu işlevlerin hepsi sürüşün zorluklarını azaltmak üzere tasarlanmıştır. Örneğin yeni BMW 7 Serisi, Sürüş Asistanı ve Şerit Terk Uyarısı özelliklerini içerir. Bir sonraki teknolojik adımda otomatikleştirilmiş sürüş yol güvenliğini artırarak yolculuğu çok daha konforu ve verimli bir hale getirecektir. CES 2016'da tanıtımı gerçekleştirilen BMW i Vision Future Interaction ile gösterilen otomatikleştirilmiş sürüş, kişisel ve sürdürülebilir mobilitenin geleceğini şekillendirmede kilit bir rol oynayacaktır.

 

BMW Group'un dijitalleşmenin avantajlarından yararlandığı diğer bir alan ise üretimdir. Burada gerçek ve dijital dünya arasındaki bağlantı birçok alanda önemli bir potansiyel sunuyor. Amaç, BT destekli teknolojilerin uygulanmasıyla kompleks süreçlerin çok daha verimli hale getirilebileceği akıllı, bağlantılı bir üretim yapısı elde etmektir.

BMW Group, öncelikle dört kilit potansiyel alana odaklanır: Dijital tesis araştırmaları ve simülasyonları gibi otomatikleştirilmiş veri toplama ve analiz yöntemleri süreç güvenliğini artırır. Güncel 3D tesis verileri, hassas planlamayı mümkün hale getirmiştir; böylece örneğin yeni dijital sistemler ve yapılar mevcut ortama entegre edilebilir. Bu da esnekliği yeni bir düzeye taşır.

Akıllı Lojistik Hizmetleri tedarik ağının şeffaflığını artırır ve tedarik zincirini optimize eder.

Yenilikçi otomasyon sistemleri çalışanları üretim alanlarında işlerini yürütürken doğrudan destekler. Örneğin esnek bir biçimde kullanılabilen robotlar fiziksel olarak zoru görevlerde destek sunmak üzere insanlarla bir arada çalışabilir.

Aditif üretim, 3D baskı olarak da anılır ve üretime yeni çözümler getirir. Çok daha çeşitli biçimlere yönelik son derece geniş bir kapsam geliştiren aditif üretim, bileşenlerin hızlı ve uygun bir kalitede üretilmesini sağlıyor. Şu anda kullanılan aditif üretim yönteminin klasik bir örneği özelleştirilmiş parçaların küçük gruplar halinde üretimidir. BMW Group bu üretim yönteminin seri üretimin yanı sıra örneğin otomobil bileşenlerinin özelleştirilmesi ve yedek parçaların sağlanması ile yeni müşteri hizmetlerinin oluşturulması açısından büyük bir potansiyele sahip olduğuna inanmaktadır.

Uzun vadede bu değişiklikler insanların üretimdeki görevlerini de etkileyecektir. Önümüzdeki yıllarda, insanlar bugünkünden çok daha iyi bir düzeyde süreç yaratıcısı ve sağlayıcısı konumunda olacaktır ve sundukları katkılar iş hayatını modernleştirmeye devam edecektir.

 

Sürdürülebilirlik ile çevre için verimli enerji.

 

Düşük etkili enerji kullanımı, BMW Group'un temel bir değeridir. 15 yıldan uzun bir süredir şirket, RobecoSAM sürdürülebilirlik değerlendirilmesinde otomotiv sektörünün Sürdürülebilirlik Lideri olarak yer almaktadır.

BMW Group 1973 yılından bu yana sorumlulukların son derece farkındadır. O yıllarda BMW, dünyada bir Çevre Sorumlusu istihdam eden ilk otomotiv üreticisiydi. Ayrıca, şirket, 2007 yılında pazara sunulan EfficientDynamics teknoloji uygulaması sayesinde, 1990 yılından bu yana otomobil filosunun emisyon değerlerini %40 oranında azaltmıştır.

Yanmalı motordan tamamen elektrikli motora geçerek ve BMW i3 ve BMW Motorrad C evolution scooter gibi araçları sunarak, BMW Group, sürüş keyfini, sürdürülebilirliği ve şehir ortamlarındaki bağlantıyı deneyimlemenin tamamen yeni ve çığır açan yollarını yaratıyor.

Her bir aracın ekolojik ayak izinin gerçek bir resmini elde etmek, yalnızca aktif yaşamının değil tüm yaşam döngüsünün göz önünde bulundurulmasını gerektirir. Bunun sonucunda, değer zinciri boyunca verimlilik konseptlerin oluşturulması son derece önemlidir.

Söz konusu konseptlerin biri Spartanburg, Leipzig ve Regensburg'da yer alan tesislerde halihazırda kullanılıyor olan akıllı enerji veri yönetimidir. Üretim sistemleri ve robotlar tarafından tüketilen enerji miktarını izleyen ve bulguları rakamlarla merkezi şirket ağında kıyaslayan bir dizi akıllı elektrik sayacına dayanır. Akıllı enerji veri yönetimi, kullanılan enerji miktarını azaltmanın yanı sıra üretim güvenliğini ve ürün kalitesini de artırır. Sistem, BMW Group'un dijitalleşme konseptinin bir parçası olarak geliştirilmiş ve Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonu (ERDF) tarafından desteklenmiştir.

Otomobil üretiminin çevresel etkilerini azaltmanın bir diğer kilit faktörü ise rüzgar ve su gibi yenilenebilir kaynaklardan elde edilen enerjinin kullanımıdır. BMW Group'un satın aldığı elektriğin yaklaşık %58 şimdiden yenilenebilir kaynaklardan elde edilmektedir. Örneğin Moses Lake tesisi hidrolik güç, Leipzig tesisi rüzgar gücü, Rosslyn tesisi ise biyokütle kullanır.

 

Kaynakları korumanın diğer bir yöntemi de yenilenebilir malzemeleri kullanmak ve geri dönüşümden yararlanmaktır. BMW Group'ta yer alan örnekler, koltuk kaplamalarında kullanılan geri dönüştürülmüş PET, kenaf ve zeytinyağı ile tabaklanmış deridir. 2020 yılı itibariyle, BMW Group üretilen araç başına enerji, su, atık ve solvent tüketimini %45 oranında sonlandırmayı hedeflemektedir.

Uzun vadede ise amaç malzeme tedariki ve üretimden ürün kullanımına ve geri dönüşüme kadar tamamen doğal bir döngü yaratmaktır. (BMW Group'un Sürdürülebilirlik anlayışına ilişkin ayrıntılı bilgi edinmek için https://www.bmwgroup.com/en/responsibility.html adresini ziyaret edebilirsiniz)

 

BMW VISION NEXT 100 ile Geleceğin Eşsiz Sürüş Keyfi nasıl olacak?

Gelecekte nasıl yaşayacağımızı ve hareket edeceğimizi düşünmeye çalışmak çok zor olduğu kadar çok da büyüleyici bir konudur. Sosyal, ekonomik ve günlük yaşam açısından şartlar ne yönde ne değişecek? Bunun mobilite anlayışımız üzerindeki etkileri nasıl olacak? Yeni teknolojiler hangi heyecan verici yeni olanakları getirecek? Otomotiv gerekliliklerimizde dijitalleşme ve bağlantının etkileri neler olacak?

2016 yılında 100. yılını kutlaması nedeniyle BMW Group, kişilerin gelecekteki mobilite ihtiyaçlarını öngörmek ve bunları karşılamak üzere tasarlanan Vision Araçları serisi ile geleceğe her zamankinden daha kapsamlı bir şekilde bakıyor. Önümüzdeki yıllarda mobilite gitgide daha fazla çeşitlilik kazanacak. Çok uzak olmayan bir gelecekte birçok araç tamamen kendi kendine sürülür hale gelebilecek ve insanlar tekerlekli robotlarla dolaşıyor olacak. Bu durumda, söz konusu gelişmeler yaşanırken bireysellik ve Eşsiz Sürüş Keyfine odaklanan bir marka olan BMW’nin, araçlarının varlığını nasıl sürdüreceği ve ayrıca BMW'nin marka değerlerinin geleceğe nasıl aktarılacağı soruları akla gelmektedir.

BMW VISION NEXT 100 geliştirilirken, ana hedef anonim bir araç yerine son derece kişiselleştirilmiş ve tamamen sürücünün her ihtiyacını karşılamaya odaklanmış bir araç yaratmaktı; çünkü BMW ile sürücüsü arasındaki duygusal bağı kesinlikle muhafaza etmek istiyoruz. BMW VISION NEXT 100 için tasarım ekibi önümüzdeki yıllarda BMW'yi ilgilendirecek tüm eğilimleri ve teknolojik gelişimleri göz önünde bulundurdu. Bunun yanı sıra geçmişteki tasarımlardan ve yeniliklerden de ilham aldılar. Ancak tüm bu sürecin kilit faktörü, BMW markasına özgü bir yaklaşım olarak gelecekte teknoloji ve müşteri değeri odaklılık konularından ödün vermemektir.

BMW Group Tasarım Başkanı Adrian van Hooydonk konuyla ilgili olarak şunları söyledi: "Bir tasarımcı olarak bir nesneyi hayal etme yeteneğine sahipseniz, onu bir gün gerçekleştirebilme ihtimaliniz oldukça yüksektir. Bu nedenle, BMW VISION NEXT 100 ile hedefimiz, insanların da dahil olduğu bir gelecek senaryosu geliştirmekti. Teknoloji alanında son derece önemli gelişmeler kaydedilecek ve sürücülere çok daha yoğun bir sürüş deneyimi için çok daha kapsamlı bir destek sağlayabilmemize imkan tanıyan olağanüstü yeni olanaklar sunulacaktır.”

 

 

"Kişisel görüşüme göre teknoloji işlev ve deneyim açısından mümkün olduğunca sezgisel olmalıdır; böylece gelecekte insan, makine ve çevre arasındaki etkileşimler kesintisiz olacaktır. BMW VISION NEXT 100, geleceği nasıl şekillendirmek istediğimizi gösteriyor."

 

BMW VISION NEXT 100 konseptini destekleyen dört öneri:

Gerçek bir BMW her zaman sürücü odaklıdır.

Son zamanlarda otomotiv sektörünün en büyük eğilimi bağımsız sürüş öylesine yaygın hale geldi ki artık bir olasılıktan çok ne zaman geçileceği değerlendiriliyor. BMW Group da BMW sürücülerinin tüm işi otomobillerine bırakabileceğine inanıyor; ancak bu yalnızca sürücüler istediği zaman gerçekleşecek şekilde uygulanacak. BMW VISION NEXT 100, yoğun bir Eşsiz Sürüş Keyfi sunan gerçek bir BMW otomobilidir.

 

Yapay zeka ve sezgisel teknoloji bir araya geliyor.

Gelecekte otomobiller çok daha bağlantılı olacak ve dijital teknoloji öylesine normal hale gelecek ki hemen hemen hayatımızın her alanına yayılacak. Dijitalleşmenin artışı fiziksel ve dijital dünyanın gitgide iç içe girmesine neden olacak. Yapay zeka, bizlerden çok şey öğrenerek isteklerimizin birçoğunu öngörecek ve geri planda kendisine atadığımız işlerle ilgilenecek. İnsanlar ve teknolojiler arasındaki etkileşim biçimi dönüşecek ve böylece ekranlar ve dokunmatik ekranların yerini insan-makine iletişimi ve etkileşiminin çok daha sezgisel biçimleri alacak. Hatta daha önemlisi teknoloji insana dönüşecek.

 

Yeni malzemeler nefes kesici olanakları beraberinde getiriyor.

Gelecekte otomobiller nasıl üretilecek? Bir noktada, binlerce çelik parçayı ezen presler artık kullanılmamaya başlayacak. Böyle bir durumda otomotiv malzemeleri ve üretimi alanında olması beklenen ani değişimin ilk göstergesi karbon kullanımı olabilir. Hızlı imalat ve 4D baskı gibi teknolojiler bileşenler ve nesnelerden çok, akıllı, bağlantılı malzemeler üretecek ve yakın zamanda tasarım ve mühendislik alanlarında öngörülmemiş olanaklar yaratmak üzere geleneksel araçların yerini alacaktır.

 

Mobilite, duygusal bir deneyim olarak kalmaya devam edecek.

BMW otomobilleri hiçbir zaman yalnızca kullanışlı veya bir yerden bir yere varmayı sağlayan araçlar olmamıştır. BMW, daha çok yoldaki bir sonraki virajı görme, motorun gücünü hissetme ve hız yaparak keyfini almayı temsil eder. Hislere dayalı bir deneyim, bir adrenalin yükselmesidir. Bu, ister otomobilinizde yalnız olun, ister yakın bir arkadaşınız veya eşinizle seyahat ediyor olun, yolculuğunuz başladığı anda otomobilinizle aranızdaki yakın ilişkiyle ilgilidir. Bu gelecekte de değişmeyecek; çünkü mobiliteye ilişkin duygusal deneyim, kurumsal kolektif bilincimizde sıkı bir yer edinmiştir. BMW VISION NEXT 100, sürücüyü ön planda tutarak bu duygusal deneyimi benzersiz bir biçimde artıracaktır.

 

Geleceğin mobilite anlayışına yönelik bir otomobil: BMW VISION NEXT 100.

  • Dijital zeka ile sürücüden "Üstün Sürücüye".
  • Sezgisel sürücü-araç etkileşimi sağlayan "Alive Geometry".
  • Otomobilin sürücü veya otomobil tarafından kontrol edilmesini sağlayan "Boost" ve "Ease" sürüş modları.
  • Sürücü ve otomobil arasındaki bağlantıyı sağlayan akıllı dijital iş ortağı "Companion".
  • BMW'ye özgü dış tasarım.
  • Geleceğin malzemeleri.

 

Dijital zeka ile sürücüden Üstün Sürücüye.

BMW sürücüleri gelecekte de zamanlarının çoğunu otomobillerinde, direksiyonun başında geçirmek isteyecek. BMW VISION NEXT 100 otomobillerinde, sürücü sabit bağlantı, dijital zeka ve destek amaçlı gelişmiş son teknolojilerle odak noktasında olmayı sürdürecek. Ancak özellikler bunlarla sınırlı değil. BMW VISION NEXT 100 sürücüyü bir Üstün Sürücü'ye dönüştürecek. Bu nedenle, dünya değişiyor olsa da Eşsiz Sürüş Keyfi her zamankinden çok daha yoğun bir biçimde daima yerini koruyacak.

BMW VISION NEXT 100 otomobillerini tasarlarken çıkış noktası iç tasarımdı. İlerideki yıllarda sürücünün rahatlığı gitgide daha önemli bir hale gelecek; yalnızca kendi kendini sürebilen bir makinenin içinde olduklarını düşünmektense, özel olarak kendileri için tasarlanan bir otomobilin içinde oturduklarını hissetmeleri gerekecek. Bu fikirden yola çıkarak, otomobilin genel boyutuna göre oldukça geniş görünen bir kabin alanı tasarımı ile BMW'ye özgü tipik dış tasarım çizgilerinin korunduğu bir mimari yaklaşım geliştirilmiştir. Yuvarlak iç tasarımına rağmen, BMW VISION NEXT 100, bir BMW sedanın kendini ilk bakışta belli eden atletik siluetini de korumaktadır.

 

İç tasarım çeşitli işletim modlarına sahiptir. Boost modunda kontrol sürücüdeyken Ease modunda sürücü arkasına yaslanıp otomobilin kendisini varış noktasına götürmesine izin verebilir. Ease modunda otomobil birçok alana, makul ışıklandırmaya ve konforlu bir atmosfere sahip bir dinlenme yerine dönüşür. Boost modunda ise sürücü kontrolü ele alır ve otomobilin sunduğu hafif ve sezgisel desteğin avantajından yararlanır. Tüm bu süreç boyunca, BMW Group'un Companion olarak adlandırdığı sezgisel ve dijital zeka sayesinde, otomobil direksiyon başındaki kişi hakkında birçok bilgi edinmeye devam eder. Companion, sürücüyü Üstün Sürücü'ye dönüştürmek için doğru desteği sunmak üzere geleceğe yönelik bilgiler edinir.

Vision Otomobilinin son derece önemli bir diğer öğesi ise Alive Geometry olarak bilinen diğer bir yeniliktir. Hem otomobilin içinde hem de dışında çalışan üç boyutlu bir yapı içerir.

 

Sürücü-araç etkileşimi sağlayan "Alive Geometry".

Alive Geometry, kontrol paneline ve yan panellerdeki belirli alanlara yerleştirilen yaklaşık 800 hareketli üçgenden oluşur. Üç boyutlu olarak hareket eder ve ekran üzerindeki iki boyutlu bir tanımlamadan çok hareketlerle sürücü ile doğrudan iletişim kurar. En küçük bir çevresel hareket bile sürücü tarafından algılanabilir. Head-up Display ile birlikte Alive Geometry, analog ve dijitali eşsiz bir biçimde bir araya getirir.

Üçgenler, kuş sürüleri ile hemen hemen aynı biçimde işler, sinyal görevi gören koordine hareketleri, otomobilin içindeki kişiler tarafından kolayca anlaşılabilir. Head-up Display ile birlikte sürücüyü, sezgisel bir sinyalin meydana gelmek üzere olan gerçek zamanlı bir olayı öngördüğü bilinç ötesi bir iletişime dahil eder.

Bugün birçok yaklaşımın, bu çözümün geçerliğini doğruladığı görülebilir. Örneğin, hızlı prototip üretme ve hızlı imalat gitgide daha önemli hale geliyor ve 30 yıl içinde olağan hale gelecek gibi görünüyor.

Şu anda yüzlerce küçük üçgenin koordine edilerek Alive Geometry'i çalışır hale getirmesini hayal etmek zor olsa da gelecekte bu mümkün olacak; çünkü günümüzün standart otomobil imalat yöntemleri değişecek.

 

Gelecekte daha kompleks ve esnek biçimler üretmek mümkün olacak. Bu nedenle, BMW VISION NEXT 100 kapsamında BMW Group, bileşenlere işlevsel olan dördüncü düzeyi ekleyen 4D baskı sürecine atıfta bulunuyor. Gelecek yıllarda bu yöntemle imal edilen basılı parçalar, bugün bütün olarak dahil edilmeden önce ayrı olarak tasarlanıp üretilmek zorunda olan işlevleri doğrudan içerecek.

Şu anda dijital dünya ekranlara güçlü bir biçimde bağlı ve bir sonraki adım organik LED ekranlar, diğer bir deyişle serbestçe biçim değiştirebilen ekranlar olacak. Ancak, Vision Otomobiller, bir noktadan sonra hiç ekran kullanılmayacağına işaret ediyor. Bunun yerine tüm ön cam, sürücünün doğrudan önünde yer alan büyük bir ekran görevi görecek. Alive Geometry konusunda da değinildiği gibi, gelecekte dijital ve fiziksel dünya önemli düzeyde iç içe geçecek; analog gösterge panelinin ön cam üzerinde dijital Head-up Display ile etkileşimi buna örnek olarak gösterilebilir.

 

Otomobilin sürücü veya otomobil tarafından kontrol edilmesini sağlayan "Boost" ve "Ease" sürüş modları.

Boost ve Ease modlarında, otomobilin öğeleri ve teknolojileri, gerekliliğe bağlı olarak en yoğun ya da en rahat sürüş deneyimini sunuyor. Modlar arasındaki geçiş etkileyicidir ve mükemmel bir uyum içindedir; Alive Geometry de bu süreçle ilişkilidir. Boost modunda sürücü tamamen yola odaklandığında Alive Geometry ideal sürüş şeridini veya olası dönüş noktalarını algılar ve yaklaşan otomobillere karşı uyarır. Sürücüyü daha hızlı gitmeye teşvik etmektense bu tür bir destek sürüşün çok daha iyi olmasını sağlar. Ayrıca, sezgisel geri bildirim, bir robot sesi veya ekran üzerinden verilen talimatlara kıyasla çok daha fiziksel ve hızlı bir etkiye sahiptir. Diğer yandan, Ease modunda Alive Geometry'nin hareketleri çok daha mütevazidir; yolcuları yol koşulları, yapılmak üzere olan hızlanma ve fren manevralarına karşı bilgilendirir.

Boost modunda tüm otomobil sürücüye odaklanır ve sürüş deneyimini en üst düzeye çıkarmak üzere akıllı destek sunar. Daha güçlü bir sürücü odaklılık oluşturmak üzere koltuk ve direksiyon pozisyonu değişir ve merkez konsol hareket eder. Yolculuk devam ederken sürücü otomobille harekete duyarlı kumanda aracılığı ile etkileşimde bulunabilir.

 

Geleceğin analog Head-up Display özelliği, sürücü ile iletişim kurmak için tüm ön camı kullanır. Boost modunda, özellikle ideal şerit, dönüş noktası ve hız gibi sürücü için gerçekten önemli olan bilgilere odaklanır. Ayrıca, tam bağlantı, akıllı sensörler ve kalıcı veri değişimi, Head-up Display'in otomobilin çevresine yönelik dijital bir resim oluşturmasını sağlar. Örneğin sisli hava koşullarında, sürücü otomobilinin önüne geçen diğer araçlar gibi önemli bilgileri henüz görüş alanına girmeden öğrenebilir. Ayrıca, sistem sürücü hakkında gitgide daha fazla bilgi toplayarak sürekli şekilde gelişir, her zaman mümkün olan en yoğun ve kişisel sürüş deneyimini yaratmaya odaklanır.

Ease moduna geçiş, iç tasarım ortamının tamamen değişmesine neden olur. Daha rahat ve hoş bir atmosfer yaratmak üzere direksiyon ve merkez konsol geriye doğru gelir ve baş dayamalar bir tarafa doğru hareket eder. Tek bir ünite oluşturmak üzere koltuklar ve kapı panelleri birleşir; böylece sürücü ve yolcular dar bir açı ile oturur. Bu daha iyi iletişim sağlayabilmek üzere birbirlerini daha iyi görmelerini ve daha rahat bir biçimde oturmalarını kolaylaştırır. Ayrıca, Head-up Display yolculara istedikleri bilgiler ve eğlence olanakları ile birlikte kişiselleştirilmiş bir içerik sağlar.

Sürüş moduna bağlı olarak otomobilin odak noktası değişir. Boost modunda daha temel bilgilere odaklanırken, Ease modunda örneğin otomobilin yanından geçtiği etkileyici manzaralar ya da binaları vurgulayarak çevreye ve atmosfere odaklanır.

İster Boost modunda ister Ease modunda olsun, BMW'ye özgü böbrek ızgaraları ile iletişim aracı olarak çift ön farlar ve L biçimli stop lambaları diğer otomobil kullanıcıları tarafından net bir biçimde fark edilir. Farklı renkteki ışıkları, otomobilin hangi modda kullanıldığını gösterir.

 

Sürücü ve otomobil arasındaki bağlantıyı sağlayan akıllı dijital iş ortağı Companion.

Companion, sürücü-otomobil bağlantısını temsil eden küçük bir heykel yapısındaki öğeyle sembolize edilir. Büyük bir değerli taş gibi biçimlendirilen bu öğe, gösterge panelinin merkezine, ön camın altına yerleştirilmiştir ve BMW VISION NEXT 100'ün zekasını, bağlılığını ve bulunduğunu temsil eder. Ayrıca sabit veri değişiminin de sembolüdür. Sahibi ve mobilite alışkanlıkları hakkında ne kadar çok bilgi edinirse o kadar akıllı hale gelir.

 

Bir noktada sürücüyü, kendisi için rutin görevleri otomatik olarak yerine getirecek ve ihtiyaç olduğunda uygun tavsiyeleri verecek kadar iyi tanır hale gelir. Otomobilden bağımsız olarak sürekli şekilde bilgi edinmek Companion'u otomobil sahibi için gittikçe daha değerli kılar.

Ayrıca, otomobil Boost modundan Ease moduna geçerken Companion sürücü-otomobil iletişiminde son derece önemli bir rol oyar. Boost modunda sürücü yola odaklanırken, Companion gösterge panelinde sabit kalır. Ancak BMW VISION NEXT 100 Ease modunda kontrolü ele aldığında ön camda bir arayüz oluşturmak üzere devreye girer. Bir sinyal, sürücüye otomobilin tam bağımsız sürüşe hazır olduğunu haber verir. Yoldaki diğer kullanıcılar için Companion benzer bir işleve sahiptir. Hem kendi ışığı hem de otomobilin farıyla otomatik modda çalıştığına yönelik bir sinyal verir. Bazı trafik durumlarında Companion diğer kullanıcılarla görsel iletişim kurar ve otomobilin önündeki yeşil ışık aracılığıyla yayaların karşıdan karşıya geçmesine yardımcı olur.

 

BMW'ye özgü dış tasarım.

BMW Vision Otomobilinin tasarımı Coupé türü sportiflik ile sedan otomobillerinin dinamik zerafetini bir araya getirir. 4,90 metrelik uzunluğu ve 1,37 metrelik yüksekliği ile kompakt dış boyutlara sahiptir. İç kısımda ise boyutlar bir lüks BMW Sedan'a eşdeğerdir.

Gövdenin dış kenarlarına konumlandırılmış geniş jantlar, otomobile BMW'ye özgü dinamik bir duruş sunar. Aerodinamikler söz konusu olduğunda, dış Alive Geometry, olağanüstü bir katkıda bulunur. Jantlar dönmeye başladığında gövde onları esnek bir deri gibi kaplar ve bir sonraki konumuna eşlik eder. BMW VISION NEXT 100'ün yenilikçi tasarımı otomobile 0,18'lik son derece düşük bir sürtünme katsayısı sağlar.

Otomobilin dış tasarımı bakır rengindedir. Bu renk, geleceğin BMW otomobillerinin teknik görünümlerinin altında gizli olan sıcaklığı vurgulamak üzere tasarlanmıştır. Otomobil ve sürücü arasındaki yakın ilişki de bunun bir örneğidir.

Bu ilişki sürücü otomobile yaklaştığı anda başlar. Akıllı sensör teknolojileri kanat kapılarını otomatik olarak açar. Sürücüye otomobile biniş ve iniş sırasında daha fazla alan sağlamak üzere direksiyon gösterge paneliyle aynı hizadadır. Oturulduktan sonra, gösterge panelinin ortasındaki BMW logosuna hafifçe dokunularak tüm sistem etkinleştirilir.

 

Kapı kapandığında direksiyon ileri doğru gelir ve sürüş deneyimi başlar.

 

Geleceğin malzemeleri.

BMW VISION NEXT 100 tasarımcıları, öncelikli olarak dönüştürülmüş ya da yenilenebilir malzemelerden üretilmiş kumaşları kullanmıştır. Yan paneller gibi görünen veya görünmeyen karbon bileşenler, normal karbon fiber üretiminden elde edilen kalıntılardan yapılmıştır. Malzemelerin seçimi gelecekte tasarım ve üretim süreçlerinde çok daha önemli hale gelecektir.

Zamanla diğer malzemeler de eklenerek farklı otomobil biçimlerinin ortaya çıkması sağlanacaktır. Kaynakları korumak ve daha sürdürülebilir bir imalatı desteklemek için ağaçtan ve deriden üretilen malzemeler daha az kullanılacaktır; böylece yenilikçi malzemeler ve dolayısıyla tasarım ve üretimde oluşan yeni olanaklar gittikçe daha çok ön plana çıkacaktır. Bu yaklaşım, şimdiden BMW VISION NEXT 100'ün iç tasarımında deri kullanımının bırakılmasının yanı sıra yüksek kaliteli kumaşların ve kolaylıkla geri dönüştürülebilir mono malzemelerin kullanımı ile örneklendirilmiştir. (Vision Otomobilinin Fotoğrafları ve TV çekimi ekli USB belleğin yanı sıra şu adresten de izlenebilir: www.press.bmwgroup.com).

Article Media Material.

My.PressClub Oturum aç
 

BMW Group Streaming

LAS VEGAS CES 2022.

Here you can see our webcast with the press conference and the innovation highlights.

Open Streaming Page

Latest Facts & Figures.

BMW Group satışlarını Ekim'de yükseltti
16.11.2009
Kurumsal Finansman, Olgular, Rakamlar
Show all

Add your filter tags.

Basın Bildirisi
Basın Kiti
Konuşma
Fact & Figures
Updates
Top-Topic
Submit filter
Clear all
 
Sun
Mon
Tue
Wed
Thu
Fri
Sat
 
Oturum aç